Serkan Yıldırım

Serkan Yıldırım
@Serceri
Öğretmen
Lisans
52 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
İnsanın İçindeki ve Dışındaki Evren
Puan vermedi·413 syf.··
2021 13. kitabı
İnsan hayatında öyle günler vardır ki unutulmazlar, tüm hayatınlarına sirayet eder. Doğum, ölüm, hastalık, göç, kavga, deprem ya da başka diğer felaketler bu önemli günlerin oluşturur. Bu bahsi geçen günler insanoğlunun ömür adı verilen kısa hayat yolculuğunda milattır. Hep o önemli olayın öncesi ve sonrası vardır. Romanın içerisinde çeşitli millatlar, hikayeler var. Kadim bir hastalık olan bir başkasının mutluluğunu kıskanma olayı uzaysal bir boyut kazanmış. Kimi zaman bir yazar başka bir yazarı, kardeş abisini bu kıskanmak olayı yüzünden derin, telafisi olmayan felaketlere sürükleyebiliyor... Bir iftira yüzünden çocukların babalarını kaybetmesi yürek burkan bir hikaye. İnsanın hayat hikayesinde bu tür trajediler süregiden bir durum. İçinde yaşadığımız ya da yaşamak istediğimiz rejim teoride eşitlikten, güzel yarınlardan bahsedebilir fakat ne yazık ki pratik ve yahut yaşanagelen hep tersi yönünde olmuştur. Kıskançlık insana dair bir marazdır belkide bu marazdır millatlara neden olan...
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Karmaşanın İçindeki Işık
Puan vermedi·446 syf.··
2021 12. kitabı
Ağır ilerleyen bir roman. Sanki hayatın bütün sihrini, insana ait tüm bilinmezleri çözüme kavuşturmuş bir yapıt. Jeferson adı verilen bir kasabaya sonradan gelip yerleşen ya da hayatlarının bir kesitini orada geçirenlerin hikayesi ele alınmış gibi. Her birinin o kasabada bulunma nedenleri farklı. Karakterlerden bazılarının kasabaya ait tarihsel bağları var ve bu bağlar sıkıca bağlamış kasabayı onlara sanki. Halbuki derin bir yalnızlık sarmalı içerisindeler. Farklı bir roman tekniği var. Önce olay anlatılmış. Daha sonra olaya yön veren karakterlerin geçmiş yaşantıları aktarılmış. Ayrıca yazar romanı bir tür şiirsel dil kullanarak yazmış gibi. Karmaşa dolu hayatların ışığından geleceğe dair umut süzülmeye çalışılmış. Karmaşık kafaların okurken daha bir karışacağı kitap. Ağır ve ilerlemiyor bu yüzden tavsiye etmiyorum.
Ağustos IşığıWilliam Faulkner · İletişim Yayınevi · 2017394 okunma
Beynimin Kıvrımlarındaki İzler
Puan vermedi·208 syf.··
2021 11. kitabı
İtiraf etmeliyimki kitap konusu itibariyle biraz bana ağır geldi. Genelde fantastik içerik barındıran yapıtları sevmem. İsterimki herşey insana dair olsun, insanı anlatsın, somut olana çara bulsun. Hani gördüğümüze derman üüretememişken uçuk kaçık şeyler dçiye nitelendirdiklerime zaman ayırmak hep saçma gelmiştir. Fakat yoğunlaşınca insana, düşünceye bir sınır çizmek oldukça zor. Herkes farklı şekillerde anlatabilir derdini. Bu kitapta öyle herhalde farklı bir şekilde anlatmış derdini bana göre. Totaliter bir rejim söz konusu hikayede, insanların düşünmesinini, ortak bir hafıza, kültür geliştirmesini istemiyorlar. Bu yüzden kitaplar yasaklı. İtfaiyecilerin görevi ise mevcut kitapları bulmak ve yakmak. Kitap 1952 yılında yazılmış. Herhalde Nazilerin ari bir ırk yaratmak uğruna kitapları yaktıklarını biliyor olmalı. Televizyonlara gömülmüş, asosyal, sorgulamayan, düşünmeyen bir insan ideali yaratmak bu totaliter rejimin amacı. Kahramanımızın bir kız ile tanışması sonucu kafasında bazı soru işaretleri oluşuyor ve çevresini sorgulamaya başlıyor. Olaylar bundan sonra gelşiyor. Sen niçin sorular soruyorsun, sen niçin düşünüyorsun, niçin dünyayı daha karmaşık hale getiriyorsun. Biz hem senin adına düşünür hem de senin adına senin için en iyi kararları alırız. Sen keyfini sür yaşamanın gerisni kafaya takma. Yaratmaya çalışılan toplum ideali neden ise bana pek uzak gelmiyor. Hem geçmişte hem günümüzde bunu somut şekilde görmek mümkün. Kitabın en etkileyici kısmı benim açımdan insan ölmeden evvel bu dünyada bir iz bırakmalı diyor. Çim biçen birisiyle bir bahçıvan arasındaki farka değiniyor. Bende çevremde, kafamda o izleri sürüyorum, bulmaya çalışıyorum. Sonra acaba ben nasıl bir iz
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
Bir Salgın Hikayesi
Puan vermedi·331 syf.··
2021 10. kitabı
Şu an içinde bulunduğumuz zaman dilimi içerisinde bir salgına şahit oluyoruz. Ülkemizde ve dünyanın diğer ülkelerinde bu salgın hastalık yüzünden yüzlerce binlerce insan ölüyor. Bu ölümlere hepimiz şahidiz fakat çoğu zaman görmezden geliyoruz. Bu görmezden gelmezlik durumu bencilliğimizle birlikte katlanarak artıyor. Fakat etrafımızı saran ateş ergeç bizede temas ediyor. Bu defa bizim yardım çığlıklarımızı diğer insanlar duymuyor, görmüyor. Her geçtiğimiz an insanlığımızdan biraz daha uzaklaşıyoruz. Duymaz, görmez, hissetmez, halden anlamaz varlıklar haline geliyoruz. Bu kitap nobel almış. Sonuna kadar bu ödülü hakeden bir kitap. İnsanların bencilliğne, açgözlülüğüne, duyarsızlığına ayna tutan bir kitap. Gücü elinde bulunduranların dünyamızı cehenneme çevirdiği, zulmün, haksızlıkların kök saldığı bir heyulayı anlatmış kitap. Kendi içersinde çok fazla mantık bütünlüğü var. Üzerine çok şey söylenebilir. İnsan denilen varlık herhalde yaşadığı olaylara çabuk adapte olan, onları kanıksayan, çoğu zaman korkak, bu korkalığıyla her zaman içinde bulunduğu fıırına odun taşıyan bir organizma. Kanıksamak, kabullenmek, şayet benim başıma gelmemişse gerisini boşver durumu bizleri her daim körleştirmiş. Karanlık büyümüş, çirkinlikler dört bir yanımızı sarmış,içinde olduğumuz halde cehennemi farklı boyutlarda arayıp durmuşuz. Yine romanın verdiği mesajı kanıtlar nitelikte içinde bulunduğumuz salgına gelecek olursak, hastalığı tek engelleyici güç aşı. Bu aşıyı üretenler ise batılı ülkeler. Para kazanma hırslarından dolayı aşının üretimini artıracak adımları atmıyorlar. Aşıyı sadece kendi nüfuz alanları içerisinde kullanıyorlar. Halbuki dünyanın geri kalmış ülkelerinde ise hergün binlerce insan aşıya erişimleri olmadığı için hayatını kaybediyor. Hayatla,
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Yaban(cı-i)
Puan vermedi·110 syf.··
2021 9. kitabı
Bay Meursault'un huzurevine yatırmak zorunda kaldığı annesi vefat eder. Cenazesi esnasında herhangi bir taşkınlıkta bulunmaz, herşeyi doğal karşılar. Sonrasında ise bir komşusunun Arap hasmını öldürür. Yargılanma ve cezaevi süreci başlar. Bay Meursault'un olaylara, insanlara karşı bir umursamazlığı var. Herhalde bu durum diğer insanları tedirgin ediyor. Onu kalpsiz, acımasız biri olarak görüyorlar. Çünkü onlar gibi düşünmüyor, onların şimdiye kadar görmüş oldukları kalıplar içerisinde değil. Bu yüzden o bir yabancı yani dışlanmış, vebalı. Yalnız çözümleyemediğim, anlamadığım kısımları var kitabın. Öldürülen kişi sürekli arap olarak isimlendiriliyor ayrıca komşusuna neden bu derce bağlılık geliştiriyor. Herhalde üzerine biraz daha düşünmem ve diğer incelemeleri okumam gerekiyor...
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,1bin okunma