Serdar

Serdar
@Serdar55100
@Serdar55100·
·
sabitlendi
İnsanlar veri sağanağıyla baş edemeyince sahip olduğu otoriteyi serbest piyasaya kitlelerin ortak aklına ve dışsal algoritmalara bıraktı.Geçmişte sansür bilginin akışını engelleyerek işliyordu 21. yüzyılda ise insanları gereksiz veriye boğarak işliyor.Dikkatimizi neye odaklayacağımızı bilmiyor ve zamanımızın çoğu tali konuları araştırarak ve tartışarak geçiriyoruz.Kadim zamanlarda güç sahibi olmak veriye erişim yetkisine sahip olmak demekti bugünse güç neyi görmezden geleceğimizi bilmek demek.
Sayfa 414
Reklam

Serdar

, bir kitabı okumaya başladı
Şermin Yaşar
8.5/10 · 9,7bin okunma

Serdar

, bir kitabı okumaya başladı
İsmail Cem
8.7/10 · 648 okunma
Özlemenin içinde umut ettiğimiz bütün olasılıklar saklıdır ve her şeyin eksiksiz bir biçimde gerçekleşebilir olmasını hayal edebilmemize olanak sağlar. Oysa özlemini çektiğimiz şeye ulaştığımızda onun sınırlılığını ya da yeniden keşfeder bir anlamda hayal kırıklığına uğrarız. Bu anlamda ben yazarları kıskanmışımdır hep. Onlara sorsak kendiliğini roman kahramanlarının yönlendirdiğini iddia edebilirler ama yine de kendilerini Tanrı gibi hissedebilecekleri roman sayfalarındaki o kurmaca alanda hayatı istedikleri gibi şekillendirebilirler. Çünkü hayatımıza biz öyle sansak da çok az müdahale edebilir ve onu aldığımız kararlar doğrultusunda yaşayabiliriz. Bu da hayatın kendisinin zamanla bir özlem duygusuna dönüşmesine yol açar. Özlemek hayatın yerine geçer ve biz yavaş yavaş yaşayamadıklarımız oluruz.
Sayfa 210
Suçluluk duygusu ortaya çıktığında kendimize söylediğimiz bunu ben nasıl yaptım iken utandığımızda sorduğumuz soru şudur ben bunu nasıl yaptım. Suçluluk yapılan eylem nedeniyle çekilecek bir cezayı vurgu yaparken utanç kendilik değerine yöneliktir. Başka bir deyişle suçluluk duygusu yapıp ettiklerimizin sınırını belirler utançsa kendiliğimizin ve bu anlamda narsizmimizin sınırlarını çizer.
Sayfa 223