Eserin yarısına kadarını okurken canım sıkıldı, ,içim buruldu.Orada yazılan şuçları tek tek okuduğumda çok kötü oldum.Çünkü okuması için kitabı babamla paylaşmak istiyordum ama yazılanlara o da morali bozulur diye vermek istemedim.Ama sonradan verme taraftarı oldum, güzel bir kitap oldugu için değil, ilerleyen sayfalarda düşünmek o kadar ağır basıyor ki o içini daraltan suçları unutuyorsun biraz da olsa.
Belki Aziz Nesin'de bilerek en uç noktada şuçları seçmiştir, ''buna rağmen'' demek için.Diğer ünlü beş adli mahkum Berber Hayri'ye bakıp kardeşim buda yapılır mı, hadi yaptın oğlan çocuğu yapılır mı diyor?Ne kadar Hayri'yi kötülerlerse kendilerinin o kadar yüceleceğini, Hayri ne kadar kötü olursa kendilerinin o kadar cennetlik olacağına inanıyorlar.Bu olanlar bana bu sözü hatırlattı ''İnsanlar kendilerini affedemediği için affedici bir Tanrı uydurdu.''
Aziz Nesin'in kitap boyunca sürekli tekrarladığı bir psikolojik vaka vardı.Cinsel istismara uğrayanlar biraz güçlenince başkalarına, sübyan koğuşundaki çocuklara aynı şekilde istismar ediyor, çünkü kendi yaşadığı utanç verici durumu başkalarına yaşatarak, aynı utancı onlara da tattırarak, kendine düşen payı ufaltıyor.
(Spoiler var devamındaki ik paragrafta)Sebebi ise duyguların altında yatan ezilmiş egosu, belki de utancından intihara sürüklenmemek için yaşama duygusunun savunma refleksiyle ortaya çıkan bir sapıklığı.Berber Hayri'yi bu işe iten kendisine yapan adamdan intikamını almak için çocugunu istismar etmeye yeltenmesi.
Kitabın sonlarında Berber Hayri'nin dediği gibi ''Sonsuz değişime inanıyorum ben, her şey ama her şey değişiyor.Bende değişiyorum, bende değiştim.Ama o dört yılda o denli çok değiştim ki, başka bir Hayri oldum, başka insan oldum.O suçu işleyen insan ben değilim artık.Siz suçlu diye bambaşka bir