Serdar

Serdar
@Serdar55100
Puan vermedi·223 syf.·
2021 7. kitabı
Bundan önceki okumalarımda hep inancım üzerinden, sünni inanışa göre okudum ve haliyle kimseye hak vermek gibi bir niyete giremedim.Sünni bakış irdelemekten çok kabullenmek üzerine kurulu yaşananları.Devlet mantığı gibi... Bu kitabı elime aldığımda değişen ben olduğum için zaten farklı bir metini alma korkusu yaşamadan okudum.Kimseye evet sen haklısın demekten ziyade, artık sen haksızsın diyebildim.Sünni bakışa göre herkes haklı, herkes hakikatin bir tarafını tutuyor, Hz. Aişe, Hz. Osman'ın intikamı alınsın derken, İmam kurcalamayın, geçmişe değil geleceğe bakın, Osman 'da suçsuz değildi diyor.Ehli sünnete göre okursan hak veremezsin, olaya fitne der, münafıkları şuçlar, diğerlerine, suçlancak kişileri aklarsın.Yanisi inancınla okursan yazarı, yahut birilerini suçlarsın, anlamak için okursan faydalanırsın.
Peygamberden SonraLesley Hazleton · Kitabix Yayınları · 2013636 okunma
Reklam
9/10
·456 syf.·
2021 5. kitabı
Yapılan araştırmaya göre 100 sorulu bir deneyde, 150 beğeniyle facebook algoritması kardeşimizden, anne ve babamızdan bizi çok daha iyi tanırken,sadece 300 beğeniyle, facebook algoritması bizi eşimizden daha iyi tanıyor.Veri çağı, yani;dataizm.Liberalizmin çöküşünü bireysel deneyimin artık çöp olmasına ve özgür iradenin biyokimyasal tepkimelerden ibaret olmasıyla beraber yıkılmasa da epey bir sarsılacağına öngörüyor.Bu sürecin ne kadar hızlı olacağını ise ne kadar çok data üretilip onun işlenebilmesine bağlı gibi gözüküyor. 300 beğeni yaparsan facebook beni müstakbel eşimden daha iyi tanıyabiliyor ve ortaya kutsal olan özgür irade değil, dataizm çıkıyor.İnsanlar artık özgürlüğünü elinden almak için silahla değil, algoritmalar sayesinde seni tahmin edebilmek için komik kedi videosuyla senin datanı almak için ekranın karşısına geliyor. Önceden uluslar özgürlüğünü kavuşmak için savaşırlardı.Şimdi silikon vadisi bu savaşı 0 ve 1 üzerine kurulu kodlarıyla ulusları değil, direk bireyleri tahmin ederek onun ''özgürlüğünü'' elinden çaydanlık şakası izlerken ''O neydi gıı'' demeye fırsat vermeden onu tahmin edilen bir konuma getirerek alıyor. Kitap boyunca sorgulanan şu var, insanların deneyiminin bir önemi yoksa, Sapiens'i ayakta tutan aklıysa, bunun yerine gelen daha akıllı tasarımlar yerini almaz mı?Ortaçağ Tanrı'yı, Hümanizm ise insanı kutsuyor ama bir asır sonra kimi kutsayacağını bilmiyoruz.İnsanlar 20.asırda ihtiyaç vardı.Orduya asker,fabrikaya işçi lazım olduğundan ayaklarına götürülmüş sağlık hizmetleri, besleyecek gıdamız vardı.Şimdi artık akıllı tasarımlarla ne fabrika da ne de kışlada askere ihtiyaç var.Kendisine ihtiyaç duyulmayan bir çağda yığınları ölmekten başka ne bekliyor?Şu anlık görülen 2 sezon birden yayınlanan netflix dizileri, bol içerikli
Homo Deus: Yarının Kısa Bir TarihiYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201714,4bin okunma
Puan vermedi·384 syf.·
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Gülseren Budaycıoğlu'nun videosunu izlerken içim bir kinle doldu.Program başlamadan önceki o başlangıç kesitindeki Yalıda verdiği görüntüler bu kötü duyguları oluşturdu.Sebebi ise çok basit aslında.Ben onun bütün kitaplarını okudum, ve bildiklerinin bir kısmına sahibim ve ben ona yakınım.Çünkü bütün eserlerini okudum, hisettiklerini, düşündüklerini ve düşüneceklerinin bir kısmını tahmin ediyorum.O Boğaz'ın orda bir yalıdayken ben neden buradayım.Bana bunu hissettiren aslında ona duyduğum yakınlık.Şu gibi hani beraber büyümüşsünüz o tepelere gelirken ben niye böyle olduğum yerde çakıldım.Halbuki ne beraber büyüdük, ne beraber olduk.Sadece eserlerini sırasıyla okudum.Ama gözümü önünde hem o büyümüş oldu, hem de ben onunla beraber büyümüş oldum.İşte bundan sebep böyle bir duyguya kapıldım, ama teslim olmadım bu duygulara ,yani kötü bir insan değilim:) Bu bana Kral Kaybederse'de ki Kenan'ın parasız kaldığı vakit ''Aslında sizde bana bir iyilik yapabilirsiniz?Sonuçta kaç senedir buraya geliyor vizite ücretlerini ödüyorum, artık bir dost olduk.Mütevazi bir ev alıp,bankaya da biraz para yatırabilirseniz. -Herkesi kaybettiniz sıra bana mı geldi?'' Neyse ki Kenan'a bu lafı diyen Gülseren Hanım bana ağzını açıp bir laf diyemedi.Niye, çünkü yüzü yok:) Kenan'ı okurken o depresif ruh haliyle ağzını ağaçkakan gibi şakırdatması gözlerimi doldurdu.Niyeyse bu bende vücuduna sahip olamama refleksi beni derinden yaralıyor.İnsanın acziyetinin son hali gibi.Bir Rüya İçin Ağıt filmindeki sahnede kadının delirmesi, o kasvetli ortamın bıraktığı izde bende sanırım bu etkiyi yapmada epey bir etkili oldu. Kenan o kadar düşüyor ki kendini o kadar kötü hissediyor ki onun düştüğü acziyetten dolayı Fadi ve Handan'a üzülmeye sıra gelmiyor. Gülseren Hanımın kanalında''Biz kadınlar maalesef gücü
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
Puan vermedi·200 syf.·
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Eserin yarısına kadarını okurken canım sıkıldı, ,içim buruldu.Orada yazılan şuçları tek tek okuduğumda çok kötü oldum.Çünkü okuması için kitabı babamla paylaşmak istiyordum ama yazılanlara o da morali bozulur diye vermek istemedim.Ama sonradan verme taraftarı oldum, güzel bir kitap oldugu için değil, ilerleyen sayfalarda düşünmek o kadar ağır basıyor ki o içini daraltan suçları unutuyorsun biraz da olsa. Belki Aziz Nesin'de bilerek en uç noktada şuçları seçmiştir, ''buna rağmen'' demek için.Diğer ünlü beş adli mahkum Berber Hayri'ye bakıp kardeşim buda yapılır mı, hadi yaptın oğlan çocuğu yapılır mı diyor?Ne kadar Hayri'yi kötülerlerse kendilerinin o kadar yüceleceğini, Hayri ne kadar kötü olursa kendilerinin o kadar cennetlik olacağına inanıyorlar.Bu olanlar bana bu sözü hatırlattı ''İnsanlar kendilerini affedemediği için affedici bir Tanrı uydurdu.'' Aziz Nesin'in kitap boyunca sürekli tekrarladığı bir psikolojik vaka vardı.Cinsel istismara uğrayanlar biraz güçlenince başkalarına, sübyan koğuşundaki çocuklara aynı şekilde istismar ediyor, çünkü kendi yaşadığı utanç verici durumu başkalarına yaşatarak, aynı utancı onlara da tattırarak, kendine düşen payı ufaltıyor. (Spoiler var devamındaki ik paragrafta)Sebebi ise duyguların altında yatan ezilmiş egosu, belki de utancından intihara sürüklenmemek için yaşama duygusunun savunma refleksiyle ortaya çıkan bir sapıklığı.Berber Hayri'yi bu işe iten kendisine yapan adamdan intikamını almak için çocugunu istismar etmeye yeltenmesi. Kitabın sonlarında Berber Hayri'nin dediği gibi ''Sonsuz değişime inanıyorum ben, her şey ama her şey değişiyor.Bende değişiyorum, bende değiştim.Ama o dört yılda o denli çok değiştim ki, başka bir Hayri oldum, başka insan oldum.O suçu işleyen insan ben değilim artık.Siz suçlu diye bambaşka bir
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,149 okunma