"Benim yaşayışım gün geçtikte tatsızlaşıyor. Ne ben kimseyi seviyorum, ne kimse beni arıyor...
Her yer bana boş ve hüzünlü geliyor. Yeryüzü bana eskimiş görünüyor, her yeri toz kaplamış. Bundan evvel özenip yazmaya başladığım bir eserin müsveddeleri de masanın üstünde tozlanıyor. Sevmek, sevilmek de boş! İnsan korkunç bir yalnızlık içindedir. Kimsenin ne düşündüğünü bilemezsiniz! Bu yalnızlığı ben her zaman duymam.
Kendim tatsız yaşıyorum, yanımdakiler için de tatsız oluyorum."
~KENDİMCE~
Bilgi birikimi çok fazla olan kişi "bilge" olarak isimlendirilir. Bu kişinin tüm bildiklerinden bağımsız, yeni ve farklı bilgiler oluşturması, üretmesi beklenemez. Çünkü sadece çok fazla bilgiye sahip olandır; doğru ya da yanlış olup olmadığını bile bilemeyebilir.
Dahî, bildikleri kısıtlı bile olsa bunları kullanıp yeni bilgiler üretebilen kişidir. Sahip olduğu bilgi farklı alanların, farklı konularının sınırlı bilgileri olsa bile bunları yorumlayarak aynı alanlarda ya da farklı alanlarda bilgiler oluşturmak, üretmek için düşünen, çabalayan ve bunu yapandır.
Farkındalık ise bu ikisinden bağımsız ve farklıdır. Bilgileri kıyaslayarak doğruyu ve yanlışı, geçerliyi ve geçersizi, faydalıyı ve faydasızı birbirinden ayırabilmektir. Farkındalık; düşünceleri, inanışları ve buna bağlı olarak da yaşamı ve davranışları güncellemektir. Bu güncelleme ise; eski bilgileri, eski inanışları, eski fikirleri daha doğru, daha iyi, daha faydalı olanla yenilemektir.
Bilge, tüm bildiklerinin; dahî, ürettiği tüm bilgilerin sonucunda farkındalığa ulaşması gerekir. Eğer bu mümkün olmuyorsa hepsi onlara yük olur.
"Bu adamın yüzü beni aldatmamış, bütün onunla konuşanların, işi olanların sevdikleri, saydıkları bir insandır. Adam oğlunun adalet yapmak, hakkı hak etmek istemesi gibi karışık, dolaşık bir iş ancak böyle insanların ellerinde olursa iyi ve manalı olabilir."