"Diktiği şeyleri kanapenin üstüne sıraladı. Şaştım, ipekli bebek gömlekleri dikmiş! İlkin bunları bir çocuk için çok ufak buldum, sonra anladım:
"E, çok ufak değil mi Selime?"
"Ne olacak, bu kadar olur. Bunlar ilk çamaşırı...
Hoşuma gitti, anlaşılan bir duygusu var.
"Bir şey var mı, Selime?" diye sordum...
Yüzünü göğsüme kapamış, oradan cevap veriyor.
"Daha yok!"
"E?"
"Yok ama olur!.."
Biraz sonra oturduk, konuşuyoruz.
"Sabahlara kadar ağlamaya başlarsa, ne yaparsın?" diyorum.
"Hasta olmazsa, ağlamaz. Ben bilirim" diyor.
Anlaşılmaz bir istek. Biz erkekler, hiç sanmam ki bunu anlayabilelim..."