"Nalıncı keserine benzer bir yaklaşımla olaylara bakış, toplumu analiz etme çabası yersiz ve gereksiz tartışmalara zemin hazırlıyor sürekli.
Çünkü toplumsal gündemin ne olduğu/olması gerektiği göz ardı edilerek güncelin gölgesinde kalmaya mahkûm bir bakışın egemenliği sürekli değil, sürüklenen aydının sesi/söylemi olarak çıkıyordu karşımıza."
"Pratiklik algılarımızı yönetir. Minik beyinlerimiz, hayatta kalmak için, bizi alt etmekle tehdit eden bilgi fırtınasını zararsız hale getirmeye ihtiyaç duyar. Algılarımız şaşılacak şekilde esnektir, konforlu bir illüzyonda güvenli bir liman bulana dek, dünya görüşümüzü otomatik olarak ve sürekli değiştirir."
"Bilim adamları, kavrayışlarındaki boşlukları doldurmak için sık sık kelimeler icat ederler. Bu kelimeler, gerçek kavrayış elde edilene dek, kolaylık sağlar. Bazen kavrayış elde edilir ve geçici kelimeler daha anlamlı olanlarla yer değiştirir. Daha sıklıkla, her nasılsa, yamalanmış bu kelimeler, kendilerine ait bir yaşam elde edecektir ve kimse onların geçici olarak tasarlandığını hatırlamayacaktır."