Fakat bir süre sonra yavaş yavaş nefes alamaz hale gelmiş, insanlar onu ikna etmek için ağızlarını açtıklarında yalanın sarı rengini dillerinde görmeye başlamıştı. İnsanların söylediği her şey onu tiksindirmişti.
Siz hepiniz, delicesine çalışmayı ve hızlı, yeni yabancı olanı sevenler,- kendinize katlanamıyorsunuz, sizin çalışkanlığınız bir kaçıştır ve kendi kendini unutma sistemidir.
Oysa insanlar da ağaç gibidir. Ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse, o kadar kuvvetle toprağın altına inmek ister kökleri, karanlığa, derinliğe, kötülüğe.
Bana bir yalan söyle, ama bu yalan senin uydurduğun bir şey olsun, alnından öpeyim! Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir. Birincisinde sen bir insansın, ikincisinde ise bir papağan!