"Hazır mısın?"
"Hiçbir zaman hiçbir şeye hazır olmadım."
"Korkuyor musun?"
"Korkmadığım anım da olmadı."
"Neden buradasın?"
"Nerede olduğumu hiç bilmedim. Belki de olabileceğim başka yer yoktu"
"Başlayalım mı ?"
"Her başlangıç bir son.... Yeni bir sona başlayalım"
Bir yanda Zahir, diger tarafta Batın ın hikayesiydi "Gitme Zamanı." Günlük yaşam akışı içinde hayatı sorgulayan bir hikaye, aşk,tutku,aldatma üzerine kurulu yaşam kavgası. Diger tarafta insan ötesi,evrenin varoluşunu ve dualist felsefeyi içeren çarpıcı bir anlatım.
Dinimiz insanın iki yönünü bir arada ele almaktadır. Zahir ve batın biri olmadan diğeri olmaz. Kısaca zahir iç, batın dış demektir.Kitabın özünde, bu iki olgunun kurgusal felsefesi gelmektedir. Hayat amacı ve zaman üzerine de çarpıcı notlar aldığımı söyleyebilirim.
"Ölmek demek,fiziksel olarak ölmek demek değil ise,varsay ki şimdi öldün.Şu anda ... Geriye ne kalırdı senden ? Kalanlar ne olsun isterdin,varsa geriye kalanın? Yeniden doğmak için,kesmen gerekir bütün bağlarını.
Arkana bakarak ileriye yürüyemeyeceğin gibi , geçmişi ceplerinde tutup, iplerin bileklerinde bağlı da gidemezsin.Vazgeçmesini bilmeyen ,
hiçbir şey bulamaz. Her vazgeçiş yeni bir başlangıç ise,neden vazgeçmekten bu kadar korkar insan ?
"Her ölüm, yeni bir doğumdur."
"Bedenim aynı?"
"Yeniden doğmak için illaki bedeninin ölmesi gerekmiyor.Mevlana'nın dediği gibi, " Gözünü açıyorsun doğdu diyorlar,gözünü kapatıyorsun öldü diyorlar.Bu göz kırpışa bir ömür diyorlar."
İnsanların yaşam amacını sorgulamasına yönelten Aret Vartanyan, "Gitme Zamanı" anlarını kitapta zekice anlatıyor. Kİtabın sonunun beklentimin altında kaldığını söyleyebilirim ancak Siyahın Gözyaşları ile devam edeceğini de kitabın sonlarında vurguladığı için merakla ikinci kitabını okuyacağız.
Aret Vartanyan 'ın