Serra

Puan vermedi·208 syf.··
2025 4. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 15:50
İrvin Yalom’un dilini sevip okuduğum 3. kitabı oldu. Kitabı okurken, kendinizi terapi seansında sessiz bir şahit gibi hissediyorsunuz. Terapistin gözünden durumları yorumlamaksa bulunmaz bir nimet gibi. Kişisel gelişim kitapları gibi kurgusal ve düşünsel boyutlarda sorunlar yok. Elle tutulur sorunlar ve onlara çözümcü bakış açıları var. Sonunda, her insanın biricik olduğu ve bu nedenle kategorilenemeyeceği vurgulanan şefkatli bir kitap.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,1bin okunma
9/10
·124 syf.··
2024 1. kitabı
Efsanelere hasret kalmışız meğer. Taşı sıkıp suyunu çıkaran delikanlılar, sırma saçlı güzeller, ölüme meydan okuyan aşklarla bezenmiş bir çırpıda okunup bitirilen bir kitaptı. Tadı damakta kalacak belli. Yaşar Kemal’in “Anadolu”su bir başka.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2021 09:26
·
-konusu hakkında bilgi içerir- Kitap kabaca iki bölümden oluşuyor: 11. Yüzyıl ve 19-20. Yüzyıl. Ve bu çağlar arasındaki bağ da Ömer Hayyam’ın bir kitabıyla yani sanatla sağlanmış. Özellikle ilk bölümün bitmesini hiç istemedim. Hayyam-Nizamülmülk-Hasan Sabbah (evet büyük bir şaşkınlıkla bu karakterin de olaya katılmasını izledim) üçlüsü arasında o dönemi bizzat yaşamış gibi hissettim. Mesela Nizamülmülk Ömer Hayyam’a bir rasathane sağladıktan sonra şu sözleri söylerken bir üçüncü kişi de bendim sanki: “Vakanüvislerin gelecek nesillere şu satırları bırakacaklarını düşünerek teselli buluyorum: Ömer Hayyam Nizamülmülk’ün devrinde yaşadı, itibar gördü, hayatın sıkıntıları ona ulaşmadı ve gözden düşme tehlikesiyle karşılaşmadan “hayır” diyebildi Vezir’e”. Rubailerin hangi olay üstüne yazılmış olması tahmini de o kadar inandırıcıydı ki... “Belki de gerçektir” demekten kendimi alamadım. Akıcı ve bir o kadar da düşünce dünyasının kapısını aralayan bir eser. Eskiye özlem ve hayranlık duyanlara tavsiye ederim.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
10/10
·191 syf.··
2020 74. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2020 09:25
Her bölümü insanı insan yapan hisler ve düşüncelerden meydana geliyor. Satırların arasında gezerken kendimize rastlıyoruz. Bütün koca paragraf veya sayfa bizim için yazılmış sanki. Ruhun sancısının her kıvrımını nota nota dinliyoruz. “İşte böyle hissediyorum...” derken yakalanıyoruz. Kimi az kimi fazla hepimiz oradayız. Hepimiz insanız çünkü. Eksiğimiz gediğimiz, yaptığımız ve yapamadıklarımızla oradayız. Hani demişti ya bir ziyaretçisi Engin Bey’e, “Bizi de yazar mısınız?”... Ne eksik ne fazla. Allah rahmet eylesin
İnsan OlmakEngin Geçtan · Remzi Kitabevi · 201533,4bin okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2020 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2020 15:59
Peyami Bey’in her kitabı gibi bu kitabı da yaşamı ve ona verdiğimiz anlamları sorgulattı. Kalemini zaten çok beğeniyorum. Duyguların her bir kıvrımını dökebiliyor yazıya. “Evet, ben de böyle hissetmiştim!” derim. Daha iyi bir anlatım da düşünemem ama. Bazen de durup durup kelime öbeklerinin uyumuna şaşakalırım. Ezberleyip bire bir kullanasım gelir. Bu yönüyle hem keyifli bir okuma sunuyor hem de kelime haznemi geliştiriyor. ———-spoiler—— Akışına bakarsak sık sık supranormal hadiselere yer verilmiş. Başlarda karakterin rahatsızlığı mıydı, öyle miydi böyle miydi derken ikinci bölümde ürkütücü bir gerçeklikle karşı karşıya kaldım. Kitaba adını da veren Matmazel Noraliya’nın rolü de ikinci bölümde. Baş karakter Ferit’in aklı beş karış havada ve ayrangönüllü olmasından mı nedir genç ve güzel bir hanım olarak bekliyordum matmazeli. Ama bahsi az geçmesine rağmen gidişatı tümüyle değiştiren bir nineyle karşılaştım. Nineciğimiz ömrü boyunca zorluklarla sınanmış. Pek talihsiz diyeceğimiz türden. Hatta annesi şöyle diyor:”Ben hayatta fazla bahtiyar olmadım. Velakin sen hiç saadet yüzü görmedin. “ Hayatı boyunca da Müslüman ve Türk kimliğini muhafazaya uğraşmış. Nuriye asıl adı. Noraliya denmesini de hiç istemiyor. Kitabın adına dahi konması teessür ederdi onu şüphesiz. Ama onu ölümünden sonra da hatırlatan yönü, bir ermiş edasıyla Ferit’e ilhamlar vermesi. “Koltuğu” ise onun 32 yıl boyunca özdeşleştiği bir imge olarak kullanılıyor zannedersem. Ferit’in arkadaşı Aziz Bey’le konuşmalarında kimi zaman kayboldum. Bir kez daha okursam daha çok anlayacağımı ümit ediyorum.
Edebiyat
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 201710bin okunma