Sevde Korkmaz

Sevde Korkmaz
@SevdeGlpk
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek Lisans
63 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2021 00:38
Teorik olarak Tutunamayanlar’ın ilk sayfasında başlayan okuma sürecim son sayfasında nihayete erdi. Fakat diyemiyorum ki “Tutunamayanlar’ı bitirdim” . Aksine, belki de bir ömür sürecek bir okuma sürecine başlamış oldum. Ömrüm yettikçe bu kitabı hep okuyor, içiyor, sindiriyor olacağım. Onda kendime dair o kadar şey buldum ki, insanlardan kaçıp kendimle dertleşmek istediğim her an Tutunamayanlar’a sığınacağım. Onu hep bakışımın her an tesadüf edebileceği bir yere koyarak caanım Oğuzcum Atay’ın o mustarip o nahif ruhuna vakitli vakitsiz sarılacağım. Kitabı incelemek mi? Ne haddime... Belki bu uzun soluklu okumalarım ve mesleki birikimime olan katkılarımla bir gün gelir onu gerçekten “anlama”noktasına ulaşırım . Belki ...
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
3/10
·424 syf.··
2021 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 00:30
Sevemedim ! Bu kadar net ve bu kadar olumsuz bir tutumla yazacağım ilk inceleme olacak sanırım.İpucu içerebilir Yazarın ilk romanı olan eser, iç içe geçmiş pek çok hikaye barındırıyor. Ana karakterimiz Süreyya ve onu küçücükken terk eden annesi iki farklı anlatıcı olarak karşımıza çıkıyor romanda. Sırasıyla sözü bir Süreyya alıyor bir annesi. Evet,anlatıcı değişikliği alışkın olduğumuz bir teknik ama bu eserde tam yerini bulamamış ve iğreti durmuş. Eserin başında annesi , yıllar önce terk ettiği Süreyya’yı aradı, eş zamanlı olarak Süreyya nın ağzından koca bir hayat öyküsü dinledik,onunla yaşadık ama romanın sonunda telefonun ucundaki annesi ancak sadede gelebildi.Hem annenin, hem Süreyya’nın hem de kitapta Süreyya’nın yazdığına tanıklık ettiğimiz romanların kahramanlarının öyküleri bana çok çok klişe geldi. Klişeden daha kötü bir şey varsa o da orijinal ya da marjinal kostümü giydirilmeye çalışılmış klişedir.Kitapta da tam bu var maalesef. Süreyya bir “tutunamayan” olarak çizilmeye çalışılmış ancak bu tip bir karakteri gerçekçi olarak yazabilmek için kendinizden beslenmeniz gerekir bence. Yani bir Oğuz Atay bir Yusuf Atılgan o karakterlere kendilerinden kattıkları için biz onları hiç yadırgamadık. Turgut Özbenler, Aylak Adam C. ler hiç sırıtmadı çünkü onlar sahiplerinin ruhundan damıtılmış karakterlerdi, var olup da gözle görünmeyenin ete kemiğe büründürülmüş halleriydi. Süreyya ise onların kostümünü giyerek ‘tutunamayan’cılık oynayan bir kız çocuğu gibi geldi bana. Şunu da eklemek isterim ki bu tip dramlara doyduk sayın yazarlar. Terk ettiği kızını yıllar sonra arayıp “Yavrum ben seni isteyerek terk etmedim” diyen anneler , şerefiyle ölmeye çalışırken sakat kalan eski asker babalar... Yani romandaki tüm hikayelerde bir Yeşilçam dramı vardı,inanılmaz bir kasvete
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20176,1bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2021 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 00:22
Bu kitaba dair inceleme yazma noktasında gelgitler yaşadım. Genelde bende güzel hisler bırakan kitaplara dair bir şeyler yazmaya gider elim.Sinekli Bakkal’ın ise bende bıraktığı tadı tam tanımlayamıyorum sanırım. Belki de yazarken netleşir :) Uzun bir değerlendirme olmayacak( umarım :) ) ve ipucu içermeyecektir. Genel manada eserin, size kendisini okutacak ,başarılı bir roman olduğunu söylemek isterim.Dili ise yazar için sıkça söylendiği üzere yer yer aksaklık içeriyor maalesef.Bazı ifadeler havada kalıyor, düşüklüğü hissediyorsunuz fakat okuma zevkini tamamen kaçıracak boyutta değil. Dil ,bolca naftalinli kelime ile donatılmış ancak hepsi sayfa altında açıklama şeklinde verilmiş. Tabii eğer bu sürekli kontrol etme durumu tercih ettiğiniz bir şey değilse bir miktar keyif kaçırabilir.Yazarın üslubunu başarılı buldum bu eserde de. Cümleler ne çok tumturaklı çok şiirsel ne de kupkuru ve yavan. Dozunda bir edebi kıvam var. Betimlemeler başarılı, Sinekli Bakkal ve tüm karakterler size çok net biçimde geçecektir. Abdülhamit Han dönemine karşı yazarın olumsuz duyguları hissedilmekte ama fanatik bir muhalefet veya hakaret söz konusu değil.Karakterler üzerinden bir sorgulama ve eleştirme yoluna gidilmiş ( Selim Paşa, Hilmi vs) Yine dinin halk arasında idrak edilen yönü ile esası arasındaki fark ortaya konmak istenmiş.Yazarın da bu manada tutuculuğa ve katı bir İslamcılığa muhalif olduğu da arka planda net okunur durumda. Karakterlere dair de birkaç şey söylemek isterim. Ana karakter Rabia’yı nedense bir türlü sevemedim :) Sert,güçlü,inatçı,şahsına münhasır bir kadın ancak inadı ve zaman zaman büründüğü tutucu tavır, eşi ile ilişkilerindeki bencil halleri sanırım bende olumsuz duygular uyandırdı. Dini görüşü veya adetleri ile çeliştiği için pek çok şeyi reddederken
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,9bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 17:25
Bir yol hikayesi okuduk yahut uzun metrajlı bir yolculuk filmi izledik Adalet Ağaoğlu imzalı. Fikrimin İnce Gülü bende nahif,tatlı bir his bıraktı. 1970 li yıllardır.Ana karakterimiz Bayram, köyü Ballıhisar’dan Almanya’ya işçi olarak gitmiş, orada gece gündüz çalışıp bal rengi bir Mercedes almış ve tüm köy ahalisine kendini ispat etmek için Balkız’ı ile yola koyulmuştur. Olaylar Bayram’ın yurda giriş yapmasıyla başlar ve tüm kitap bu yolculuktan ibarettir. Yol boyu yazar ; tabelaları,yol ayrımlarını, yoldaki her türden vasıtayı ve insan tipini yolda olma halini öyle güzel ve detaylı anlatır ki kendinizi Balkız’ın ön koltuğunda zannedebilirsiniz. Dil de bir yolculuğun akışına uygun olarak sizi yormadan akıp gidecektir. Düz bir çizgide devamlı ileri doğru akan yol boyunca zamanın çizgisi ise kırılacak, geriye dönüş tekniğinin bolca kullanılması ile Bayram’ın anıları yolculuğunuza eşlik edecektir. Tamamen Bayram üzerine kurulu eserde bolca bilinç akışı,iç monolog teknikleri kullanılmıştır. Yine yazarımız bir böcek olarak kimi zaman direksiyona kimi zaman dikiz aynasına konacak ve olayları oradan bize anlatacaktır. Dozunda bir modernizm vurgusu vardır yani eserde :) Kalabalık şahıs kadrolarına,bol aksiyona,sürekli yeni olaylara ve merak unsuruna alışkın okurlar için bir parça durağan bir eser olacağını da bu noktada söylemek isterim . Bayram ve arabası Balkız arasında enteresan bir bağ vardır. Bayram , anne ve babasını kaybetmiş, amcası tarafından büyütülmüş bahtsız bir çocuktur. Ve daha o küçücükken mahrumiyet bölgesi olan köylerine gelen bir siyasinin arabası , Bayram’ın kalbine sevda tohumu gibi düşer. Bayram ‘insan’ın boşluğunu makine ile doldurur ; o makine gücün,gösterişin anlamı ve sefil bir çocuk olarak yeryüzünde bir yer işgal etmeyen, adeta görünmez
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20212,529 okunma
Puan vermedi·684 syf.··
2021 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 16:22
Tarzına kalemine hayran olduğum Attila İlhan’ın okuduğum ilk romanı hakkında biraz konuşalım :) Öncelikle şunu söylemem gerek, bu elimizdeki eser kitap değil de bir sinema filmi sanki . “Attila İlhan’ın Kurtlar Sofrası filmini okudum “ diyesi geliyor insanın.Bu hissi veren şey , kitabın oldukça kalabalık şahıs kadrosu -ki not etmeden akılda tutulması çok zor- bu karakterlerin konuşturulmasındaki o günlük konuşma doğallığı ve sinematografik üslup. Daha da önemlisi inanılmaz hızlı değişen sahneler... X kişisinden bahsedip y mekanında iken bir anda bambaşka bir duruma çekiyor sizi yazar ve bu geçişler başınızı döndürüyor.Yani ancak insan bunları bir filmde görürse yadırgamaz diyebileceğiniz hızda, çoklukta sahne geçişleri var. Şahıs kadrosunun kalabalık oluşundan bahsetmişken temelde üç gruba ayırabiliriz bu kişileri. Birlik gazetesi sahibi ve çalışanları, bir pavyonun sahibi ve çalışanları, illegal işler yapan zengin iş adamları ve aileleri . Bir de zaman zaman geçmişten çıkıp gelen Mustafa Kemal ... Bu kişilerden çoğunun da roman ilerledikçe birbirlerinin hayatına dokunduklarına şahit olacağız. Olay örgüsüne bir miktar değinecek olursak olayların odağında DP yıllarında ülkenin içinde bulunduğu durumun Atatürk idealleri ve Kuvayımilliye ruhuna ne kadar ters düştüğünü görüp bununla mücadeleye uğraşan Birlik gazetesi sahibi Hüsnü Faik’in çabası ve yine bu uğurda illegal bir iş anlaşmasına dahil olan birinin peşine düşen ve öldürülen gazeteci Mahmud Ersoy’ un cinayeti olduğunu söyleyebiliriz. Mahmud da Hüsnü Faik de Mustafa Kemal e ve onun ideallerine sıkı sıkıya bağlıdır, bu sebepten zaman zaman bu iki karakterin M.Kemal ile karşılıklı konuşmaları tarzında sahnelerin içinde buluruz kendimizi. Yine Mahmud karakterinin yazarın görüşlerine sözcülük ettiğini de görüyoruz.
Kurtlar SofrasıAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2008461 okunma