İnsanlığın zekasına ne kadar kısa sürdüğünü düşününce kederlendim. İnsan zekası intihar etmişti. Kararlı adımlarla rahatlık ve refaha yürümüş, kendisine güvenlik ve süreklilik kavramları üzerine bir medeniyet kurmuş ve hayallerini gerçekleştirmişti. Sonucunda ise bunu elde etmiştir. Bir zamanlar yaşama mülkiyet mükemmel bir güvence altına alınmıştı. Zenginlere Servet ve rahatlık garantisi, çalışanlara ise sürekli iş garantisi verilmişti. Bu mükemmel dünyada işsizlik problemi yoktu şüphesiz. Cevabı verilmemiş sosyal sorular kalmamıştı. Peşinden ise büyük bir sessizlik gelmişti.
Bu sanatsal enerji bile gördüğüm zamanda yok olmak üzereydi. Nihayetinde de ölüp gidecek. Sanat tam geriye sadece kendilerini çiçeklerle süsleyip gündüz şarkı söylemek kalmıştı. Bu bile yerini mutlu bir hareketsize bırakacaktı en sonunda. Ruhlarımızı acı ve gereklilik biler. Gördüğüm zaman da ise bana en sonunda bu bilime taşları kırılmıştı!
Sosyal zaferler de kazanılmış. İnsanların muazzam sığınaklarda yaş, harika kıyafetler giydiğini görmeme rağmen hiç çalıştıklarına rastlamadım. Ve ekonomik ne sosyal mücadele dair hiçbir şey görmedim. Dünyamızı şekillendiren dükkanlar, reklamlar, trafikler, ticaretler ve daha niceleri burada yoktu. Bu altın renkli akşam üstünde bunun bir çeşit sosyal Cennet olduğu düşüncesine atlamam doğaldir.. popülasyonu arttırma zorluğu açılmış, popülasyonun artışı Durmuş diye tahmin ettim gördüklerime göre.