Karşımızda H. G. Wells’in çarpıcı ve bir o kadar da soluksuz bırakan güçlü bir eseri duruyor. Zaman Makinesi, bir solukta okunabilecek kadar akıcı; ama etkisi uzun süre zihinde kalan bir roman. Zaman yolculuğu yapan bir bilim insanının, gelecekte insanlığın kaderine, ilerleyişine ve geldiği noktaya tanıklık etmesini anlatıyor.
Zaman Makinesi ile tahmin edilemez bir geleceğe yapılan bu yolculukta, insanların iki sınıfa ayrıldığı bir dünya karşımıza çıkar. Zaman ilerledikçe aklın, düşüncenin ve sosyal sorumlulukların tembelleştiğine tanık oluruz.Yolcukta gittiği zamanda sınıfsal farklılar görüyor zaman yolcusu , birçok sınıf yerini, anlamını yitirmiş yerine Eloin'ler ve Morlock'lar gelmiştir. Garip olan şu ki bu iki sınıf düşünmeyen insanı değerleniri yitiren davranışlara sahiptir.
Eloi’ler, yeryüzünde yaşayan; saf, düşünmeyen, sorumluluk almayan ve mücadele etmeyen varlıklardır. Morlock’lar ise yeraltında yaşayan, çalışan; fakat zamanla insani değerlerini yitirmiş, sertleşmiş ve kararmış insanlardır. Yeraltında yaşayan bu varlıkların insanî değerlerle neredeyse hiçbir bağı kalmamıştır.
Wells, zaman aracılığıyla sınıfsal ayrımları, iyilik–kötülük çatışmasını ve insanî duyguların nasıl yok olabileceğini çarpıcı bir dille gözler önüne serer. İnsanlık gelecekte gerçekten böyle bir noktaya gelir mi bilinmez; ancak zaman yolcusunun sorgulayan bakışı, okuru kendi çağı üzerine düşünmeye zorlar.
Fantastik bir atmosfer taşıyan bu romanı okumakta gecikmeyin. Belki bir gün zamanda yolculuk etme sırası bize de gelir bilinmez...