İşte böyle öldü. Çılgınca bir tutkunun kurbanı zavallı Piskarev. Sessiz, ürkek alçak gönüllü çocukça, saf , içinde de halk ozanları taşıyan ve belki de zaman içinde adını dört bir yana duyuracak bir sanatsal patlama gerçekleştirebilecek bir insandı. Ardından kimse ağlamadı, bu tür sahnelerin değişme süsleri olan mahalle bekçisi ile, kayıtsız tavırlı hükümet tabii dışında tabutunun yanında kimseler görünmedi. Cenaze oha mezarlığına götürüldü ve herhangi bir dinsel tören bile yapılmadan gömüldü.
Tanrım! Minicik bir an ve böylesine büyük bir mutluluk! 2 küçük dakika içine böylesine mucizevi bir yaşamın sığması! Yoksa düş müydü bütün bunlar? Şu meleksi bakışı için tüm yaşama anı vermeye hazır olduğunu evinin yakınından bulunmaya en büyük mutluluk saydığı göksel varlık gerçekten ona karşı böylesine lütufkar mıydı ?