Seyid Ahmet GÜLTEKİN

Seyid Ahmet GÜLTEKİN
Görmeden bakan, duymadan dinleyen, hissetmeden dokunan, düşünmeden konuşan insanlardan uzaklaşın Leonardo Da Vinci
Hata benim, günah benim, suç benimdir.
Başkalarının bana karşı davranışlarından yakınıyorsam, kuşkusuz haksızımdır. Çünkü bu her zaman benim onlara karşı davranışımın bir sonucu, bir kopyasıdır. Ama yeterince sevilmediğime üzülüyorsam, bu da benim yeterince seven bir insan olmayışımdandır. Louis Lavelle, Narkissos'un Hatası
Seyid Ahmet GÜLTEKİN
Eyvallah Hocam, duyarlılığınız ve nezaketiniz için sonsuz teşekkürler...
Reklam
Hata benim, günah benim, suç benimdir.
Başkalarının bana karşı davranışlarından yakınıyorsam, kuşkusuz haksızımdır. Çünkü bu her zaman benim onlara karşı davranışımın bir sonucu, bir kopyasıdır. Ama yeterince sevilmediğime üzülüyorsam, bu da benim yeterince seven bir insan olmayışımdandır. Louis Lavelle, Narkissos'un Hatası
Seyid Ahmet GÜLTEKİN
Hocam louis lavelle kitaplarını okumak istiyorum ama bulamıyorum ne yazık ki. Sizler nasıl temin ettiniz ? Yardımcı olursanız mutlu edersiniz. Selam ve saygı ile.
" Anı, " " Nereye dokunsan acıtıyor! "
10/10
·264 syf.·
2020 3. kitabı
Kitabın sayfalarını karıştırırken okuduğum bu cümle, ruhuma sirayet ederek bütün varlığımı esir altına aldı. İşte! O an, anladım ki, " Tamam! Şimdi, okuyacağım kitabı buldum!" dedim, buruk bir sevinçle!... Yorgo Seferis'in yıllar sonra iskeleyi gördüğü zaman zihnine dolan bu cümle, maziye gömdüğüm anılarımı ortaya serdi, birdenbire. Hissettiklerini en az onun kadar bütün benliğimde duyumsamış ve ortak bir bağ kurmuştum, bile! Seneler önce çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği şimdi ise, başka bir aileye yuva olan evimizin önünden geçerken, parke döşeli kaldırım taşlarında maziye dair bir iz aramıştım, umutsuzca!... Her gece arkası yarın izler gibi salgın haberlerinden uzak durmak için bir şeyler arıyordum, zihnimi dağıtacak! Yorgo Seferis, sosyal hayatın kısıtlandığı umutsuzluk ve aşırı duyarlılık dolu aylar ile geçen bir zamanda, girdi hayatıma. Aylardır benimle birlikte, yanımdaydı. Denize tutkun, sevdalı iki yürek oturduk, dalgaların karşısında. Şair zulmün getirdiği, savaş yıllarının katılığını ve çirkinliğini anlatırken, ben savaşlar olmadan da insanların birbirlerini yok ettiklerini! Günlüğün sayfalarına siyasal çatışmaların baskısı altında yaşanılan hayatın değişiklikleri ve tükenişi yansır. İnsanların, kendi elleriyle yarattığı yıkım! Ve, tuzla buz olmuş parçalanmış evler! Kaybedilen canlar da, cabası!... Hâlbuki yaşadığım çağ da farklı değil ki, aslında! Elimizde öyle savaş yıllarında ki gibi ateşli silahlar yok, belki! Ya da sokaklar arası, yıkıntı ve harabeler de yok! Etrafa dağılmış üzeri kanla kaplı, cesetlere de rastlanılmıyor! Ama biyolojik silah denilen bir virüs var, savaşmak zorunda kaldığımız! Bazıları vurdumduymaz, kaderci bir zihniyete sahip olsa da!... Hem etrafta kanlı cesetler yerine, ceset dolu torbalar ile gömülü mezarlar var. Yakılan ve
Bir Şairin GünlüğüYorgo Seferis · Can Yayınları · 201276 okunma
Seyid Ahmet GÜLTEKİN
Kaleminize ve yüreğinize sağlık Hocam...
Puan vermedi·352 syf.··
2017 59. kitabı
O ki kadınların en yücesi... O ilk iman eden, ilk Müslüman olan... O ki yeryüzünde aşkın mihrakı O Allah’ ın sevgilisine yar kıldığı sevgili… O gece gibi örten, Allah'ın Resulüne setr (Örten, koruyan) olan... Allah'ın ve Cebrail Aleyhisselamın selam gönderdiği o yüce anne... O Ehlibeytin ninesi… O Haticetül Kübra. " Evvel ahir Haticetül Kübra... O Sebepler âleminde Resulullahın yegane dayanağı, kalbi peygamber aşkı ile dolu ruhu incelerden de ince Temiz ve Büyük Hz. HATİCE… Bir gün gözleri bulutlanarak etrafındakilere şöyle demişti Son Elçi: ‘’ Allah bana Hatice’ den daha hayırlı bir kadın vermemiştir. İnsanlar bana inanmazken, o bana inanmıştı… Herkes beni yalanlarken, O beni kabul etmişti… İnsanlar benden kaçarken, O beni varı yoğu ile desteklemişti… Ve… Allah bana başka kadınlardan değil, Hatice’ den evlat ihsan etmişti ’’ Hep merak etmiştim Hz. Hatice’ yi, Peygamberimizin sevgisine bu kadar mazhar olmasını !!! Hz. Hatice’ nin baki âleme göçünden sonra bile Peygamberimizin her daim özlem ve vefa ile kendisinden bahsetmesi dikkatimi çekmişti. Meğer Hatice demek tarifi yapılamayan, örnek gösterilemeyen her şey demekmiş… O ki Mekke’ nin ve Ebu Talib’in Yetimine sahip çıkan, ona evini yüreğini açan, saran sarmalayan, örten, üşüdüğünde Peygamberimizi yüreğinde ısıtan Hatice'tül Kübraydı o… Anlatılamazdı kelimeler yetmezdi onu anlatmaya… Yazar değerli eserinde, Hacer Annemiz ile başlayıp, Hz. Hatice’ye ulaşan bir fedakârlığın, vefanın ve anneliğin örneklemesini yapmıştır. Hacer Annemiz ile Safa ve Merve tepelerinde koşuştururken, sakine rüzgârlarında soluklanıp, zemzemle gideriyoruz susuzluğumuzu… Bereke’ yi (Ümmü Eymen) tanıyoruz, annemden sonraki annem dediği dadısını… Dücace’ nin hazin hikâyesini, Berenis’ in aşkını ve sevdasını uğruna çektiği acılara şahit
Din
Çöl / DenizSibel Eraslan · Timaş Yayınları · 20091,921 okunma
Nisa ن isimli okura yanıt verildi
Seyid Ahmet GÜLTEKİN
Eyvallah, sizlerden de Allah razı olsun insallah.Bereketli okumalar diliyorum.
...,bana kim olduğumu sorarsan, senin kim olduğunu bilme hakkımı da tanırsın.
Twice isimli okura yanıt verildi
Seyid Ahmet GÜLTEKİN
Tesekkurler...