Çok sevdim. Kurgunun gerçekliğini sorgulatan gerçekçi kitapları seviyorum ben baya. Bu da öyleydi benim için. Bir de Mindhunter diye bir dizi var, böyle kötülüğün doğuştan geldiğine inanılan bir zamanda kiralık katillerle röportaj yapan onların nasıl bu hale geldiğiyle ilgili psikolojik araştırmalar yapan bir kaç fbi ajanini anlatıyor (dizinin de 3. Sezonu iptal edildi kalbimde bir yara da neyse😂) Orada da katillerin doğru mu yalan mı söylediğini anlayamıyorsun, doğruyu söylediklerinde istemsizce empati yapıyorsun. Rahatsız oluyorsun. Böyle beyninle oynuyor. İşte bu kitapta da benzer tadı aldım. Ben normalde polisiye fazla sevmem. Ama bu kitabı da polisiye olarak görmüyorum. Katili aramıyoruz kitapta. Katil baştan belli. Kitapta daha çok katilin düşünce yapısını anlamaya çalışıyorsun. Doğru söyleyip söylemediğini... Ya da söylemedikleri üzerinden çıkarımlar yapmaya çalışıyorsun. Aynı zamanda dönemin psikoloji bilimine dair görüşlerini de görüyorsun. Ay bilmiyorum Şeyma ben baya keyif almıştım okurken. Dedim ya sana da başta olayı falan da gerçek sandım yazarın kurguyu anlatıș tarzından dolayı. Sonra sonra tereddüte düşüp internetten bakınca tamamen kurgu olduğunu öğrenip daha bir keyif aldım. Gerçi bu dediklerimle şuan seni benzer bir keyiften mahrum bıraktım ama kusura bakma 😂😂😂