Sezai Topal

Sezai Topal
@Sezai_Topal
Bedenimdeki Çığlık ve Bedenimdeki Çığlık Yüzleşme seri romanlarının yazarı Kafka’yı ve Tezer Özlü’yü anladığını düşünen, değişime açık, özgürlüğe sevdalı, yazan ve okuyan biri... Instagram: @sezaitopal_official
Felsefe Grubu Öğretmeni
Üniversite Mezunu
Mersin
Göksun / Kahramanmaraş
89 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
İhanet ve şiddet, iki ucu sivri bir mızrak gibidir; onları kullananları, düşmanlarından beter yaralar. Ama ihanet ve şiddete ancak aynı metotla karşı konulur.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zamanla herkes kendisi için varolma gereksinimi duyar.
Kafka’nın Vasiyeti mi, Edebiyatın Gerçeği mi?
Puan vermedi
Burhan Sönmez’in Franz K.’nın Aşıkları romanı, görünürde bir saldırı ve soruşturma etrafında ilerlese de, özünde sadakat ile hakikat arasındaki etik gerilimi tartışır. Romanın merkezinde Franz Kafka’nın en yakın dostu Max Brod vardır. Kafka’nın el yazısıyla bıraktığı vasiyet açıktır: Metinleri yakılmalıdır. Brod ise bu vasiyeti yerine getirmez. Ve asıl soru burada doğar: Bir dostun son isteğine sadakat mi, yoksa edebiyatın gerçeğine sadakat mi? Bir Vasiyeti Görmezden Gelmek Max Brod, Kafka’nın isteğini bilinçli biçimde yok sayar. Bu tercih: *Dostluğa ihanet olarak görülebilir *Ama aynı zamanda edebiyatı koruma kararıdır Kafka’nın metinleri bugün yaşıyorsa, bu Brod’un bu kararının sonucudur. Roman burada önemli bir etik alan açar: Bazen bir vasiyete sadık kalmak, gerçeği yok etmek anlamına gelebilir. Tartışmanın Başlangıcı
1000Kitap
Franz K. AşıklarıBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 2024300 okunma
Ahlaki Yargıların ve Düşüşün Kaynağı Olarak Manipülasyon
Puan vermedi
Reşat Nuri Güntekin’in Acımak romanı, ilk bakışta katı bir öğretmenin dönüşüm hikâyesi gibi görünür. Oysa metnin derininde, merhametin yokluğunu bir karakter kusuru olmaktan çıkarıp, insanın kendini korumak için inşa ettiği bir zırh olarak ele alan sarsıcı bir vicdan sorgulaması vardır. Romanın merkezinde Muallim Zehra Hanım vardır. Çalışkan, dürüst ve disiplinlidir. Ancak onun dünyasında merhamet, düzeni zedeleyen bir zayıflıktır. Geç kalan öğrenci içeri alınmaz. Tembellik bağışlanmaz. Zayıflık tolere edilmez. Zehra için adalet, duygudan arındırılmış bir kesinliktir. Katılığın Kökü Zehra’nın sertliği yalnızca yaşadığı yıkımların ürünü değildir. Hatıra defteri, onun kişiliğinin babasına benzediğini gösterir. Mürşit Efendi de gençlik yıllarında: çalışkan, disiplinli ve görevine bağlı bir memurdur. Ancak baba zamanla çözülür. Zehra ise çözülmemek için katılaşır. Biri hayata yenilir, diğeri hayata karşı sertleşir.
1000Kitap
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma
Kara Sis: Günümüz İnsanının Sisli Ruh Hali
Puan vermedi
Geçmişe Dönmek İsteyen Bir Saatin Romanı: Kara Sis Kemal Varol’un Onu Sevdiğim Zamanlar romanının sonunda Suskun 84’ün Madam’a gönderdiği Kara Sis, içinde kurutulmuş bir çiçekle birlikte gelir. Bu çiçek yalnızca bir hatıra değil, romanın ruhuna açılan bir anahtardır. Çünkü Kara Sis, hatırlamanın değil, geri dönme arzusunun romanıdır. Taş Kale: Dışarıdan Hapishane, İçeriden Zamanın Donduğu Yer Roman 1998–1999 yıllarında Taş Kale’deki Malta Hapishanesi’nde geçer. Kışın kara sisle kaplanan, yazın yakıcı sıcakla boğulan bu taş yapı yalnızca bir cezaevi değildir. İçeridekilerin zihni de bu sisin içinde kaybolur. Anlatıcı Mesut Öğretmen’dir. Düğün gününde gördüğü bir kadına saplantılı biçimde tutulur ve bu saplantı onu, iyi bir eş olan Behiye’yi öldürmeye kadar sürükler. Zehirli kekle üç kadının ölümüne neden olur. Suç planlıdır. Ama asıl trajedi suçtan sonra başlar. Çünkü Mesut hapiste geriye doğru işleyecek bir saat yapmaya çalışır. Zamanı değil, hatayı geri almak ister. Koğuş: Öfkenin Ortaklığı, Pişmanlığın Yalnızlığı Koğuşta birbirinden farklı mahkûmlar vardır:
Kara SisKemal Varol · Everest Yayınları · 20211,420 okunma