S.B

"İnsanların bazen kafalarında bir şeyler kurup sonra bunları gerçekmiş gibi yaşamaları ne kadar tuhaf." - Rick Riordan
Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Suç, Dostoyevski ve romanları için vazgeçilmez bir temadır. Bu tema, modern çağın çocuğu olan polisiyenin temasıyla aynıdır
Düşünce
Kimi eleştirmenler Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sı ile Kara-mazov Kardeşlerini polisiye roman olarak adlandır. Benzer değerlendirmeler Sophokles'in Kral Oidipus'u ve Shakespeare'in Hamlet'i için de yapılmıştır. Hamlet'm basma da geldi mi bilinmez ama, önemli tiyatro okullarında öğrencilerin Oidipus'u dedektif giysileri içinde sergiledikleri bile olmuştur. Gerçekten de bu yapıtların ekseninde suç, dahası cinayet yer alır. Onların polisiye olarak tanımlanmasına yol açan da bu özellikleridir. Üç yazarın içinde polisiye romana en yakın olanı Dostoyevski'dir.
Düşünce
“Her zaman kendime sorardım: neden noktaların, doğruların eğrilerin ister düzlem, ister uzay şekiller olsun koordinatları var da daha mükemmel bir varlık olan insan ve onun ayrılmaz bir cüzü olan hayatın koordinatları yok?
Roman
“Ah, Centilmen Joe!” “Jimmy McGrath! Vay, vay, vay!” “Castle’ın Seçkin Turları”na katılmış olan sıkıntılı yedi kadınla terli üç erkek bu sahneyi ilgiyle seyrediyorlardı. Sevgili Bay Cade’in eski bir dostuyla karşılaştığı anlaşılıyordu. Hepsi de Bay Cade’e hayrandılar. Uzun boylu genç adamın ince biçimli vücudunu, güneşten bronzlaşmış yüzünü, tartışmalarını neşeyle sona erdirerek onlara şevk vermesini takdir ediyorlardı. Ama şimdi... Bay Cade’in bu ahbabı biraz acayip halli bir adamdı doğrusu. Boyu Bay Cade kadardı ama vücudu tıknazdı. Sonra öyle yakışıklı da değildi. Bu tiplere ancak okuduğunuz kitaplarda rastlardınız. Herhalde adam meyhaneciydi. Ama yine de ilgi çekici bir insandı. Zaten yolculuğa da bu yüzden çıkmıyor muydunuz? Kitaplarda okuduğunuz bütün o acayip şeyleri görebilmek için... Bulawayo’da sıkılmışlar da. Sıcak dayanılacak gibi değildi. Otel rahatsızdı. Arabayla Matoppos’a gidinceye kadar yapılacak bir şey de yoktu. Neyse ki Bay Cade onlara kartlar almalarını söylemişti. Burada pek çok resimli posta kartlarından vardı.
Roman