Sokak lambası geceyi aydınlatmak için değil,gerçekleri göstermek için vardı. Karanlıkta yatan bazı gerçekler... Evet nedir bu gerçekler ? Sen mesela,senin güzelliğini herkese ilan etmenin en güzel yanı. Sokaklambaları olmasaydı sen aydınlatırdın bu memleketi. Yüzün ay gibi yanıyor,gözlerin yıldız gibi parlatıyordu benim dünyamı. Kendi çapımda benim dünyamın herşeyisin.
Saat hüzn'ü acı geçiyordu. Vakit ölüydü. Gecenin sessizliği ve soğukluğu yüreğimde harmanlanıyordu. Nedense sevdiğimi karşısına çıkıp söyleyemiyordum,cesaret mi edemiyordum ? Yoksa kaybetmekten mi korkuyordum ? Birdaha yüzüme bakmaz,gözlerim gözlerinin içinde gezemez mi diye söyleyemiyordum. Benim gibi bir çok insan var. Bu insanlar reddedilmekten mi korkuyordu ? Yoksa sevdiği insanın kendisinden soğuyacağı yada etrafındakilere dalga geçerek anlatacağından mı ? çekiniyordu. İnsan insana sevdiğini korkmadan,çekinmeden söylemeli ellerinden tutup gözlerinin içine bakarak ilham alıp seni seviyorum demeli. Artık sevdiğimizi söylerken bile kusura bakma diyoruz. Evet kusura bakma seni sevdiğim için yeşil gözlü dilber. Ellerinden tutup gözlerinin içinde aşk-ı pınardan içip ilham alamadığım için...
M.S.E
Bitmek bilmez geceler operasyonda.
Dillerimizde vatan türküsü çıktık yollara.
Ölümsüzlüğü tatmak için öldük.
Birkaç kürek,kara toprağa gömüldük.
Geceler şahit olur biz yiğitlere.
Ay eğilmiş ışık tutar önümüze.
Vatan dara düşmesin diye
Mayınlarda,ıssız evlerde Parçaladık bedenlerimizi...
Vatan üşümesin diye kendimizi yaktık.
Güneş adeta sürpriz olur yüzümüzde bir tebessûm. Donan bedenimizi yavaş yavaş ısıtır...Birbirinden önce şehadete kavuşmak için koşar nice yiğitler... Bak en önde yere düşmüş gözleri gökyüzünde bir asker. Vatanı suluyor adeta o şanlı kanı ile.
Bırakın resûl-û ekrem geldi yanıma beni kucaklıyor. Biz kimseyi üzemeyen çocuklardık.Çanakkalede ki Kınalı Aliydik,bizler Seyit Onbaşıydık... Vatan için 30 kurşun yiyen Ömerdik. Bizde Aliler,Seyitler,Ömerler bitmez. Sadece Vatan sağ olsun istedik. Hepimiz şuan gökyüzünde birer sönmeyecek olan yıldızlarız.
Mustafa Sami Erol