Sıla Açık

Sıla Açık
@Sila_1201
Yine sonunda beni ağlatan bir Sabahattin Ali kitabı daha ... -Ne kadar seversem seveyim ,bir kişiye bağlı kalmak bana garip geliyordu ... -İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir. Bende bu fena cevher fazla miktarda mevcutmuş. -İstersen onu al, bir kardeş gibi yanında tut, istersen onunla evlen... -Neden?.. Neden uzun uzun dertleşmedik? Belki o zaman birçok şeyler başka türlü olurdu... -Unutmayın ki dünyada en korkunç şey ümidini kaybetmektir. -Ne yaptımsa kendi hesabıma, kendi rezilliğimle yaptım. -Zeki olmak kuvvetli kafa ve bilgi sahibi olmak neye yarıyor? Bizi istediğimiz yere götüremedikten sonra... -Beni olmayacak şeylerin hasretiyle kavuran o korkunç his... -Herkesin bir tek dünyası vardır, o da kendisi... -Eyvah!.. O beni kurtarıp temizleyecek derken galiba ben onu kendi ruhunun korkunç dünyasına çekeceğim... -Bir kere parasizliğın büsbütün tesirsiz olduğunu nasıl söylerim?... -En kabadayımız bile gevezelikten başka ne konuşuyor?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Halbuki şimdi ruhunda en ufak bir kımıldama bile yoktu .
Çünkü bilindiği gibi dünyada hiç bir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz . Her yerde ve sürekli olarak insanın çevresinde hiçlik, zamandan ve mekandan mutlak anlamda yoksun bir boşluk vardı.
İnsan bir şey bekliyordu, sabahtan akşama kadar bekliyordu . Hiç bir şey olmuyordu . İnsan bekliyor , bekliyor, bekliyordu, düşünüyor düşünüyordu, şakakları ağrımaya başlayana kadar düşünüyordu. Hiç bir şey olmuyordu. İnsan yalnız kalıyordu. Yalnız. Yalnız.
O köpeği kendim vurmalıydım George . Yabancının birine bırakmamalıydım bu işi...