Hayatımda okuduğum en anlamsız kitap. Ne başı belli ne sonu. Yazar ergenlik yıllarında yazmış sanırım kitabı. Hangi kitleye hitap etmek istedi bilemiyorum ama bana hiç hitap etmediğinden oldukça eminim.
Kitap o kadar akıcı bir dille yazılmış ki, bir çırpıda okuyorsunuz. Ülker Abla bir anda sizin de ablanız oluveriyor. Bir bakıyorsunuz onunla üzülüp, onunla seviniyor, onunla ağlayıp onunla gülüyor, onun için endişeleniyorsunuz.
Bence kadınlar ayrı, erkekler ayrı bir şeyler bulacak kendilerinden bu kitapta...
Şiddetle tavsiye ederim okumanızı. Şimdiden iyi okumalar
Kitapta ne ararsanız var. Kadın mizacı, erkek mizacı, kadın erkek ilişkisi, ülkelerin siyasal gelişimi, yönetimi, insanlık tarihi, dini inanışlar. Tabi ki bütün bu konular Mark Twain'in kıvrak zeka isteyen ince esprileriyle anlatılmış. Müthiş tespitler yapılmış.Okurken ben çok keyif aldım.
Kitabı beğenen de çok, yerden yere vuran da. Bence güzel olmuş Kitapta ırkçı ayırım, cinsiyetçi ayırım, gelenekselciliğin içinde sıkışıp kalma ve kitabın sonunda aman tanrım dedirten durumlar var. Ha biraz da mistizizm. Kitabı bitirince bir taraftan "niye okudum ki ben bu kitabı?" diyecek, diğer taraftan "okumasam olmazmış" diyeceksiniz Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim.
Kitapta anlatılanların günümüzle olan bağlantısı insanı hayret ve dehşete düşürüyor. Distopya sevenler için harika bir kitap. Karamsarlığın en tepe noktası ama gerçeklerle olan bağlantısını görünce çok da moral bozucu bir kitap.