İnsanın resmi gerçeğin ta kendisi gibidir; Yüzsüzlük insan tabiatını bozdu bozalı
Dış görünüş gerçek sanılır hep.
Oysa fırçanın çizdiği yüzlerde
İnsan olduğu gibi çıkıverir ortaya.
Günün birinde
Talih perisi, aklına esip de
Son gözdesini alaşağı etmeye görsün:
O zaman, ardından, elleri dizleri yerlerde,
Tepeye tırmanmak isteyen bütün adamları, kulları,
Bırakıverirler onu yüzüstü:
Bir teki gitmez düşen yıldızının ardından.
Bu insanın daha dün arkadaşı olanlar,
Ondan daha değerli olanları bile,
Şimdi artık ona adım uydurmak zorundalar; Konağının kapılarında bekleyen bekleyene:
Hepsi yağmur gibi örgüler döküp kulaklarına
Ayağındaki üzengiyi bile kutsallaştırıyor,
Onun havasını soluyorlar sanki.