...
‐ "Düşte özgür olduğumuz gerçek değil mi?"
- "Evet, ama uyanmak öyle hüzünlü ki..."
- "İyi bir düşçü uyanmaz. Ben hiç uyanmadım. Tanrı'nın uyumadığı konusunda da kuşkularım var. Bunu bana bir kez söylemişti..."
Dost olmuştular. Ve bu dostluk, çok evvelden geçeceği yollar hazırlanmış bir seyahate benziyordu. O kadar âlemleri birbirine yakındı.
...
"öyle ki, bir gün dost olursak, bu dostluğun yolu bana, çok evvelden çizilmiş gibi gelecek."
İnsanlıktan ümit kesmedim, fakat insana güvenmiyorum.
...
- Evet, insana güvenilmesi güçtür, hâlbuki talihini düşününce, onun kadar acınacak mahluk yoktur.
- Ben insanı seviyorum. Onun şartlarıyla döğüşme kudretini seviyorum. Kaderini bile bile hayatı yüklenmesini, o cesareti seviyorum. Hangimiz yıldızlı bir gecede kâinatı bütün ağırlığıyla sırtımızda taşımayız. Hiçbir şey insanoğlunun cesareti kadar güzel olamaz. Şair olsaydım tek bir manzume yazardım; büyük bir destan. İki ayağı üstüne kalkan ilk ceddimizden bugüne kadar insanlığın macerasını anlatırdım.