Simgovsky

Akıl ideale va­ramayınca hicve varıyor," diye geçirdi aklından.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
amiyane bir tabir kullanıyorum; nicelik açısından sen orta değerdesin. Sözgelimi, dışa dönüklük/içe dönüklük puanın 49, 1'di. Yani 0,9'luk bir farkla daha içe dönük bir insansın. Bunda da bir tuhaflık yok. Asıl tuhaflık, bu allahın belası örüntünün her yerde, ne kadar test varsa hepsinde tekrar tekrar karşımıza çıkması. Sana yapılan testlerin hepsini bir grafikte toplayacak olsak, 50'ye, yani tam ortaya cuk diye oturuyorsun. Örneğin baskınlık, sanırım o testte 48,8 çıkmıştın. Ne baskın, ne teslimiyetçi. Bağımsızlık/bağımlılık testi desen, yine aynı. Ramirez ölçeğinde yaratıcılık/yıkıcılık desen, aynı. Ya ikisi birden, ya hiçbiri. Ya, ya da. Karşıt bir ikili, bir kutupsallık olduğunda ortada yer alıyorsun; bir ölçek olduğunda da tam denge noktasında. Bir taraf diğerini öylesine kusursuz bir şekilde götürüyor ki, bir bakıma hiçbir şey kalmıyor geriye. Şimdi, Tıp Fakültesi'nden meslektaşım Walters bu sonuçları benden biraz farklı değerlendiriyor; ona kalırsa sendeki sosyal başarı eksikliği, bütüncül uyumunun bir sonucu, artık ne demekse bu. Ve benim kendini hükümsüz kılma olarak gördüğüm şey de ona göre tuhaf bir terazilenme, bir öz-uyum hali.

Simgovsky

, bir kitap okudu
5/10
·224 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2022 33. kitabı
Ursula K. Le Guin
8.4/10 · 1.480 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2022 21:51
"Peki kim kalbin akıldan daha önemsiz olduğunu söyleyebilir ki? Sana evrendeki düzenin tıpkı kan dolaşımı gibi kalbi esas aldığını, her şeyin kalple anlaşılabileceğini, evreni açıklamak için aklın yetersiz kalacağını ama kalp ile yapılan yönelişlerin kâinattaki düzene uyum sağladığını nasıl anlatmalıyım, bilemiyorum. Aklınla sihirbazlık düzenekleri kurabilirsin ama kalbinle sihir yapabilirsin. Akıl bir depremin rakamsal şiddetini ölçebilir ama kalp rakamın neden öyle takdir edildiğine vâkıf olur. Akıl sahnelenen oyunu izal eder, kalp oyunun yazarını anlamanın peşindedir. Akıl hadiseleri açıklar, kalp ise hadiselerin perde arkasındaki sebebi. Akıl bilgidir, kalpse bilgelik."
Roman
A-71İskender Pala · Kapı Yayınları · 20222,741 okunma
"Biz dünyanın içindeyiz, ona karşı değiliz. Bir şeylerin dışında durup onları bu şekilde yönetmeye çalışmak sonuç vermez; ne yaparsanız yapın; hayata ters düşer bir kere bu. Bir yol var, ama onu izlemeniz gerek. Biz dünyanın nasıl olması gerektiğine dair istediğimizi düşünelim, o yine de olduğu gibi. Onu kendi haline bırakmak gerek." Haber bir süre odada bir aşağı bir yukarı yürüdükten sonra, kuzeyden St. Helens Dağı'nın dingin, lav püskürtmeyen zirvesini gören kocaman camın önünde durdu. Birkaç kez başını salladı. "Anlıyorum," dedi arkası dönük olarak. "Bütünüyle anlıyorum. Ama izin verirsen sana derdimi bir örnekle anlatmaya çalışayım, belki o zaman neyin peşinde olduğumu daha iyi anlarsın. Farz et ki balta girmemiş bir ormanda, diyelim Mato Grosso'da bir başınasın ve bir patikada yürürken zehirli bir yılan soktuğu için ölmekte olan yerli bir kadına rastlıyorsun. Yanındaki ilkyardım çantasında yılan antitoksini var, hem de bol bol, belki de binlerce yılan sokmasına panzehir olacak kadar. 'Olayların gidişatına müdahale etmemek' adına bunu o kadından esirger miydin? Onu 'kendi haline' bırakır mıydın?" "Duruma bağlı," dedi Orr. "Hangi duruma bağlı?" "Şey... bilmiyorum. Eğer reenkarnasyon diye bir şey sahiden varsa, panzehiri vermekle onu daha iyi bir hayattan alıkoyuyor, sefil bir hayatı sonuna dek yaşamaya mahkûm ediyor olabilirim. Ya da belki onu iyileştiririm, sonra aynı kadın köyüne dönüp orada altı kişiyi öldürür. Siz olsanız ona panzehiri verirdiniz, biliyorum, çünkü ona acırdınız ve nasıl olsa elinizin altında olan bir devayı ondan esirgemezdiniz. Ama bunu yapmakla iyilik mi, kötülük mü, yoksa bunların her ikisini birden mi ediyor olduğunuzu siz de bilemezsiniz..."