Bundan böyle bir dostum var demeye dilim varmayacak.
Keşke bunların tersini söyleyebilseydim.
İnsanın sağ eli yüreğini söküp aldıktan sonra
Artık kime güvenilebilir?
Dante Alighieri'nin 1308'de başlayıp 13 yıl boyunca yazmaya devam ettiği ve 1321'de ölümünden kısa süre önce bitirdiği epik şiir derlemesidir. Kitapda da Dante'nin öteki taraftaki hayatı ve gördüklerini dünyaya döndüğünde aktarmakla görevlendirilmiş olması ve Dante'nin kendisinin de kitabı bitirdikten sonra görevi bitmişcesine ölmüş olması manidar.
Kitap 3 bölümden oluşuyor: Cehennem, Araf ve Cennet. Her bir bölüm 33 kantodan oluşuyor ve bu kantoların her biri üçer dizelik kıtaların birleşiminden oluşmakta. Olay zaten din ve Hristiyanlık olduğu için üçleme/teslis inancı ve üç sembolizmi de normal karşılanmalı.
Dante, ölmüş sevgilisi Beatrice'in yardımı ve Vergil gibi önemli kişilerin rehberliği ile öteki tarafta yolculuğa çıkar. Cehennem'den Araf'a, oradan da Cennet'e yol alır. Her bir durağında farklı cezalara çarptırılan ya da farklı mekanlarda ölümden sonraki yaşamı deneyimleyen ruhlarla karşılaşır ve konuşur. Buralar çok fazla araştırma gerektirebiliyor çünkü adı geçen ünlü insanlar, olaylar ya da ülkeler 1300 ve daha öncesine dayanmakta. Yani bir anda kavrayacağımız türden atıflar değil.
İşin bariz din boyutunu geçersek psikolojik olarak da modern dünyada faydalanabileceğimiz bir kitap olduğu kanısındayım. Eski zamanlarda yazılan şeyleri okuyup modern hayatta bundan nasıl faydalanılırdı diye düşünmeyi seviyorum. Burada da okurken düşünmüş bulundum. Bana kalırsa Dante'in öteki taraftaki yolculuğu evreni ve Tanrı'yı tanırken aslında insanın kendisini tanımasından ibaret. Dante, Cennet'te Tanrı'yı "Yarattığı bunca aynada kırıldıktan sonra eskisi gibi kendisi kalan sonsuz bir değer" olarak tanımlıyor bir noktada. Bana kalırsa insanın evren ve yaratıcı ile olan ilişkisinin en iyi özetidir bu. Hem bütünün bir parçası hem de kendi benliği olan bir varlık insan. Hem