• Psikolojik gerilim türündeki kitap, ilişkisini bitirmeyi düşünen bir kadın karakterin bakış açısından bize anlatılıyor. Erkek arkadaşının anne babasının evine yemeğe giderlerken arabada başlayan diyaloglar, yemek anında ve dönüş yolunda devam ediyor ancak her sayfada tırmanan bir gerilim ve gizemin içeriğe hakim olduğunu söyleyebiliriz. Bir ilişki sorgulaması gibi başlayıp aile, çocukluk, kariyer, yalnızlık konularına temas eden hikayede bolca entelektüel diyalog, psikolojik tahliller, felsefi sorgulamalar var. Kitaptaki gerilimin okuyucuya gittikçe yaklaşan bir karabasan hissiyatı verdiğini söyleyebilirim.
• Kitabın Netflix uyarlaması filminde müzikal bazı bölümler vardı, o sahneler bana göre filmin etkisini, gerilimini azaltmıştı. Bu tip şeyler kitapta yok, gerilim daha ön planda. Ama en etkileyici sahnelerden biri olan kadının okuduğu şiirli sahne de kitapta yoktu ve yemek sahnesi kesinlikle filminde daha iyiydi. Renkler, oyunculuklar, yönetmen Kaufman'ın yaratıcı dokunuşları da filmin güzel yanları. Yani kitabı da filmi de insanda ayrı ayrı hissiyatlar oluşturabiliyor. Kişiye göre değişebilecek bir durum bu. Ama ilginizi çeken bir konuysa kesinlikle önce kitabını okuyun, çünkü filmini izledikten sonra kitabının etkisini azaltacak türde bir içeriğe sahip.
• Son olarak şunu söylemek istiyorum; "Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum" adından da anlaşılacağı üzere depresif bir kitap/film. Psikolojik anlamda insanı üzen tespitleri var çünkü yalnızlık, hayatın anlamsızlığı, aile, ilişkiler herkesin kafasını kurcalayan konular ama ben bu tip kitapların insanı güçlendiren bir yönü olduğuna da inanıyorum. Depresif filmler, kitaplar beni her zaman daha dibe çekmiyor; bazen kurguda olanları deneyimlemek insanda terapi etkisi yapıyor. Umarım sizin için de böyle oluyordur.
• •