Travmatik olan hayattı. Hepsi. Bütün hayat. Her şey. Özellikle de, travmatik gibi durmayan ne varsa. Doğmak gibi. Dolayısıyla, doğum sonrası depresyon, yeni annelerin yakalandığı psikolojik bir hastalığın değil, hayatın tanımıydı. Hayatta kalma isteğinin.
Aralarındaki otuz altı yaş farka rağmen Rahime’yi çok sevmişti. Bir şekilde, bütün insanları sevdiği gibi. Merhametle. Hem karısı hem de çocuğu gibi. Belki ölümüne neden olmuştu ama sevmişti. Ama başka bir hayat bilmiyordu Ubeydullah. Bir kadınla başka türlü nasıl yaşanabileceğini öğrenmemişti.