Sina

Sina
@Sinat
Ticaret
Okur yazar
Antalya/Sivas
Sivas
264 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Zihnin akordu bozuksa, armoni yerine gürültü üretir.
Reklam
Beşerin kumanda merkezine akıl oturunca, insan içinden dizginlenerek, İnsan’lığına doğru yol almaya başlamıştır.
Evrim
Darwin der ki: "Eğer birbirini izleyen sayısız, küçük değişimlerle olması imkânsız herhangi bir karmaşık organın var olduğu gösterilebilseydi, benim kuramım çökerdi." Dawkins der ki: "Bütün canlıların merkezînde yatan şey bilgi, sözcükler ve talimatlardır. Genlerdeki bilgi teknolojisi sayı-saldır" Bu durum ister Dawkins'in hanesine çelişki olarak isterse Darwin'in hanesine bir çöküş olarak yazılabilir.
Sayfa 199
Evrim
Platon, Aristoteles ve Plotinos'un felsefeleri, evreni ve türleri, ya ezeli-ebedi idealar, ya maddeye içkin değişmez formlar ya da mükemmel bir kaynaktan hiyerarşik bir sudûr ile açıklar. Bu sistemlerin hiçbirinde, türlerin tarihsel bir süreç içinde maddi sebeplerle, basitten karmaşığa doğru değişip geliştiği fikrine (evrime) yer yoktur; çünkü hepsinde değişmez, aşkın veya içkin bir öz/esas arayışı vardır.
“Bonaventura, hakikatin dışarıda, kitaplarda veya duyusal dünyada aranmasından ziyade, insanın kendi içine dönmesi gerektiğini söyler. Çünkü Tanrı'nın değişmez ışığı, aklın en derin noktasında her an parlamaktadır. Ancak "aşırı arzular ve hayaller" (dünyevi hırslar, bedensel tutkular, zihni meşgul eden geçici imgeler), bu ilahi ışık ile aklımız arasına kara bir bulut gibi girer ve onu görmemizi engeller. Kişi, tutkularından arınıp kendi zihninin derinliklerine, yani Tanrı'nın bulunduğu o içsel merkeze yönelirse, hakikati "kendi vasıtasıyla", yani doğrudan akli sezgiyle görebilecektir. Bu, Augustinus'un "Dışarı çıkma, kendi içine dön; hakikat insanın içinde oturur" sözünün bir yankısıdır.”
Reklam