Sinem kaya

Puan vermedi·330 syf.··
2024 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2024 12:41
Son zamanlarda okuyup en etkilendiğim ve hiçbir şekilde beklemediğim bir sonla karşı karşıya kaldığım roman Kardeşimin Hikayesi, oldukça başarılı bir Livaneli eseri. Ruhu, yaşadıkları sonucunda ölmüş birinin bedenine giren ve diğer bedenin yaşadıklarına şahit olup ayrıldığı bedenle duygudaşlık kuran bir adamın hikayesini okuyoruz bu romanda. Roman, kendine has özellikleriyle orijinal bir karakter özelliğine sahip Ahmet’in, İstanbul’un kaosundan özel sebeplerle ayrılıp taşındığı küçük bir Karadeniz kasabası Podima’da yaşanan bir cinayetle başlıyor. Bu cinayetin çözümü ve haberinin yayılması vesilesiyle tanıştığı gazeteci bir kızla kurduğu muhabbet sayesinde Ahmet’in eşsiz hayat hikayesiyle tanışıyoruz. Kardeşimin Hikâyesi’ni okurken, en çok “sağlıklı hissetmek” hakkında düşündüm sanırım. Hissettiğimiz her duyguyu, doğru dengesinde ve sağlıklı bir şekilde hissedebilsek belki de aşk ya da nefret gibi duyguların değil, insan psikolojisinin bu gibi duygularla başa çıkamamasının ölümcül olduğunu anlarız. Duyguların bir suçu olmadığını, psikologların söylediği gibi, duyguların sadece bir navigasyon hüviyetinde olduğunu anlayıp yolumuzu bu şekilde seçsek, belki de aşk bir hastalık gibi değil bir ilaç gibi gelecektir.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·408 syf.··
2023 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2023 18:46
Kitabı bitirdiğime hakkında bir şeyler yazma ihtiyacı duydum. Aşkın hem bu kadar keskin hem bu kadar ızdırap dolu olduğunu anlatan kitap okurken beni içine çekip o duyguları benim de yaşamamı sağladı. İngiliz Klasiklerine bu kadar hayran olmam Jane Austen ve Emily Bronte sayesinde sanırım. Seçtiğim bu iki kitabın anlatımı, hikayesi beni çok etkiledi. Ölümsüz bir aşkın, olağanüstü tatlılıktaki bir sevginin, sarsıntılı bir sadakatin, insanı ölüme terk eden bir ihanetin, uzun süre planlanacak olan bir intikamın gölgesini sayfayı her çevirişinizde ürpere ürpere hissedeceksiniz. Şiddetle tavsiye ettiğim bu kitapla sizi baş başa bırakıyorum. Keyifli okumalar. Kendinize iyi bakınnn.
Edebiyat & Roman
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,9bin okunma
Puan vermedi
Yine ders çıkarmamı sağlayan bir kitap oldu ilk 100 sayfada sarmasa da olayların sonradan gelişmesi kitabı oldukça akıcı bir hale getiriyor. İnsanı insan yapan duygulardan en belirgin olanlarının sevgi, merhamet, şefkat, yardımlaşma, vefa ve acıma olduğu söylenebilir. Buna rağmen kitapta, intikam duygusu irdelenerek bu duygunun insanı insan olmaktan ne kadar uzaklaştırdığını görmekteyiz. Ana karakterlerden Charles Darnay’ın aristokrat bir aileye mensup olması sebebiyle doğuştan sahip olduğu sınırsız imkânları yok sayarak başka bir ülkeye gitmesi, orada inandığı gibi yaşaması “doğru” kavramının kişilere göre nasıl değişiklik gösterdiğine şahit olmaktayız. Diğer bir ana karakter olan Avukat Sidney Carton, karşılıksız sevdiği Lucie’nin mutluluğu için Charles Darnay yerine idama gitmesi sevginin/aşkın gücünün nelere kadir olduğu gözler önüne serilmektedir. Kırmızı, mavi, beyaz renkten oluşan rozetlerin ve kırmızı kasketlerin revaçta olduğu Fransız İhtilali'nin, kitabın kahramanlarının hayatlarına olan etkileri ve ruhsal değişimleri ele alınmakta ve birçok tarihi izi barındırmaktadır. “Genel sosyal meselelere ilişkin tek soylu düşüncesi her şeyi kendi haline bırakmak… her şeyi kendine akıtmak, özellikle de gücü ve parayı.” (syf:133) düşüncesine sahip aristokratları konu alan bölümler başta olmak üzere akıcı, yalın ve hayal dünyasını harekete geçiren betimlemelerle zenginleşen bir anlatıma sahiptir. Yazar ihtilal süresince akıtılan kanı şarapla özdeşleştirilmektedir. “Kalabalığın gözü hiçbir şey görmüyor çünkü çıldırmış gibiler, tehlikeliler ve şarap fıçısının Defarge’ın dükkânının önünde kırılmasından yıllar sonra tekrar kırmızıya boyanan sokakları temizlemek hiç de kolay değil.”(syf:273)
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,5bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2023 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2023 21:21
Birden fazla ders çıkarmanızı sağlayan Bülbülü Öldürmek adlı roman.. Kitap, bir çocuk gözünden anlatıldığı için başlarda eğlenceli ve sakin bir his uyandırıyor. Ancak ileriki süreçte yapılan ırkçılıklar ve ayrımcı toplum baskısı, okuyucuyu kasvetin derinliklerine sürüklüyor. Hikaye, öyle derin ve öyle gerçekçi işlenmiş ki her karakterle empati yapabiliyor. Yazarın “İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.” cümlesi ise oldukça büyük anlamlar barındırıyor. Buradaki bülbül, beyaz insanları temsil ederken saksağan siyahileri temsil ediyor. Tamamen ayrımcı kişilerin düşüncelerinin yansıması olan bu cümleyi okuyunca ‘’ İkisi de bir canlı, neden birini öldüreyim ki?’’ diye soruyorsunuz kendinize. İşte hikayenin fikri de burada gizli. Cümlenin altında yatan metin ‘’Siyahi insanlara istediğinizi yapmakta özgürsünüz, dilerseniz onları öldürün. Ancak beyaz insanlar ölmeyi değil yaşamayı hak ediyor.’’ Yaşamak, adaletli yargılanmak ve savunulmak; dil, din, ırk, etnik köken ve dış görünüş ayırt etmeksizin herkesin hakkıdır.
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,7bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2023 18. kitabı
Hayatınızı kaybedecek hiçbir şeyinizin olmadığı şekilde hayal edin. Maddi kaynağınız sonsuz, manevi beklentiniz yok, herkese istediğiniz gibi davranabiliyorsunuz, kimsenin ne dediğini zerre umursamıyor, çevrenizdekileri üzmek kaygısı taşımadan davranıyorsunuz. Gençsiniz, sağlıklısınız, güçlüsünüz. Hiç böyle bir hayatınız oldu mu bilmiyorum; ama bir hayal edin. Sonra da dilediğim gibi yaşarım dediğiniz o en uç noktalarda hayatınızı sürdürürken tüm bu saydıklarımın bir günde yok olduğunu varsayın. Dilediğiniz gibi değil, yaşamak zorunda olduğunuz şekilde başladığınız yeni hayatı tüm pişmanlıklarla sıfırdan inşa ederken en çok neyi düşünürsünüz? Bir bedel ödediğinizi mi? Hatalarınızı telafi etmek zorunda olduğunuzu mu? Normalde ilk akla gelen bunlardır elbette… Ama Fugui’nin hikayesi bize başka şeyler söylüyor. Sıfırdan inşa edilen bir hayat düzeni içinde beklenmedik birçok aksilik, talihsiz ölümler dizisine tanıklık ederken, bir yandan fakirlik, açlık, sağlık sorunlarına rağmen sevgi, sabır, kanaatkarlık görüyoruz. Okurken nefret ve kınama ile başladığım kitap, ilerleyen sayfalarda hayret, şaşkınlık, üzüntü, umutla dolup taştı. Öte yandan bir sayfada Yoldaş Başkan’a kızasım geliyorken, birkaç sayfa sonra kendimi onun yerine koyup içerledim. Fugui çaresizlikle evdekileri nasıl doyuracağını düşünürken “Ah be Fugui, nasıl yok ettin onca serveti!” diye içimden geçirirken, birkaç sayfa sonra “Vay be iyi ki de gitmiş serveti, toprak sahibi olsa yok yere öldüreceklerdi” diye içime su serpildi. Olup bitene her genel geçer tepki verişimde Fugui ve ailesi bana başka bir hikaye de olabileceğini gösterdi. Tesadüfen bulunduğu yerlerde mutsuzluğun, fakirliğin dibine vurmuşlarken ilerleyen günlerde eğer orada olmasalardı daha kötü şeylerle sınanabileceklerini gördüm. Demek ki, her
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma