Bu kitap aslında bir kişisel gelişim klasiği olmanın ötesinde zihnimizin çalışma prensiplerine dair yazılmış bir kullanım kılavuzu gibi diyebiliriz. Joseph Murphy , karmaşık psikolojik süreçleri gündelik hayattan örnekler vererek de okuyucunun içsel durumunu yansıtarak anlamasını basitlestiriyor. Yani okurken aslında kendi hayatınızın mimarı olduğunuzu fark ediyorsunuz.
Kitabın özü aslında şu mantığa dayanıyor; "Ne ekersen onu biçersin." O yüzden zihin bir bahçeyse düşünceler o bahçeye ekilecek tohumlaridir. Eğer zihnimize sürekli olumsuzluk ekersek hayatı kendimize cehenneme çevirecek noktaya getirebiliyoruz.
Bu kitapta esas baz alınan 3 önemli nokta var;
1)Bilinçaltı tartışmaz çünkü sen ona ne emir verirsen o,onu yerine getirir.(Sadık bir hizmetkâr gibi)
2)Uyku öncesi zihne gönderilen her uyarı çok önemlidir çünkü bilinçaltının en açık olduğu an uyku öncesidir.(Olumlu düşünceleri almak için tam zamanı)
3) İnanç meselesi yani bu körü körüne birşeye inanmak gibi değil de bir düşüncenin gerçekliğine dair zihinsel kabullenme aşaması bence. Söylemek için söylenmemeli gerçekten o düşünceyi tüm benliğinle kabullenip olumlamalisin.
Ve en önemlisi bu kitap aslında bu soruları sürekli soranlar için ayna niteliğinde:
"Neden bunlar hep benim başıma geliyor?"
"Neden aynı döngü içinde sıkışıp kaldım?"
Çünkü Murphy,çözümü dışarıda değil iç dünyanızdaki sessiz bilinçaltınızda aramanız gerektiğini gösteriyor.
Murphy'in demek istediği gibi ;
"Siz,gün boyu ne düşünüyorsanız o'sunuz.Dünyanız,düşüncelerinizin dışa vurulmuş halidir."
Bilinçaltının Gücü okuyacaklara şimdiden keyifli,iyi okumalar diler kendi zihin bahçenizi renklendirmenizi temenni ederim.