Ah! Nastenka... Kalbimde açtığın yara öyle büyüdü ki, ne zaman kabuk bağladığını düşünsem, usul usul kanlar süzülüyor, fakat kendi mutsuzluğumu sana bulaştırmamanın rahatlığı içindeyim.
Yazık! Gençlik defteri dürüldü, gitti; Yaşamın taze bahari, güz oldu, gitti. "Gençlik" denilen o neşe kuşu, yazık! Anlamadım, ne zaman geldi, ne zaman gitti?
Bu çorak yerde, insanın elde edecegi, Ölünceye dek üzülmekten başka bir şey değildir,
Ne mutlu çabuk gidene dünyadan; Huzurlu olan, dünyaya hiç gelmeyen kişidir!
Ister iki yüz, üç yüz, ister bin sene hayat sürsen de,
Bu köhne, yıkık saraydan atacaklar seni yine de!
Ister kral olsun, ister sokak dilencisi;
Aynı değeri biçecek ölüm her ikisine de.