Cem Vardar

Sonuç ve Yansımalar
Fakat şu önemli gerçeğe dikkat ediniz: Hakiki yatırımcı hiçbir zaman hisselerini satmaya zorlanamaz ve bütün diğer zamanlarda kote edilen güncel fiyatı dikkate alıp almamakta serbesttir. Ona, sadece kitabına uyduğu ölçüde uyar ve ona göre davranır, o kadar**Gerekçesiz piyasa inişlerinin kendini korkutup kaçırmasına ya da aşırı derecede kaygılandırmasına izin veren bir yatırımcı, huysuz bir telaşla temel bir avantajını temel bir dezavantaja dönüştürmektedir. Bu kişi, elindeki hisselerin bir piyasa rayici olmaması durumunda, kendini daha iyi hissedecektir, çünkü o zaman diğer kişilerin hataları ve kararlarının yol açacağı kederden kurtulmuş olacaktır.
Sayfa 234 - Epsilon yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Cem Vardar
** "Kitabına uyduğu ölçüde" ile kastedilen "fiyatın hisseyi satmasına değecek uygunlukta olması"dır. Geleneksel broker dilinde 'kitap' yatırımcının hisselerinin ve işlemlerinin defter-i kebiridir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusuyla mütemadiyen Allah'tan bahsedip Hâlıkı tanıttırıyorlar.
Risale-i Nur
Cem Vardar
Muallimleri değil, onları dinleyiniz...
وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِئُون۪ى بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُلَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ٭ قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يم٭ قَالَ يَٓا اٰدَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْ فَلَمَّٓا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓى اَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ Cenab-ı Hak, bütün eşyanın isimlerini Âdem'e (A.S.) öğretti. Sonra o eşyayı melaikeye göstererek dedi ki: "Eğer iddianızda sadık iseniz, bunların isimlerini bana söyleyiniz." Melaike dediler ki: "Seni her nekaisten tenzih ve bütün sıfât-ı kemaliye ile muttasıf olduğunu ikrar ederiz. Senin bize öğrettiğin ilimden başka bir ilmimiz yoktur, herşeyi bilici ve her kimseye liyakatına göre ilim ve irfan ihsan edici sensin." Cenab-ı Hak dedi ki: "Yâ Âdem! Bunların isimlerini onlara söyle." Vaktâ ki Âdem, isimlerini onlara söyledi. Cenab-ı Hak dedi ki: "Size demedim mi semavat ve Arz'ın gaybını bilirim ve sizin Âdem hakkında lisanla izhar ettiğinizi ve kalben gizlediğinizi bilirim." (Sırr-ı Hilafet-i İnsaniye) İşarat-ül İ'caz - 206
Din
Cem Vardar
Bu talim-i esma mes'elesi ya Hazret-i Âdem Aleyhisselâm'ın melaikenin inkârlarına karşı mu'cizesi olup, melaikeyi inkârdan ikrara icbar etmiştir; yahut melaikenin, hilafetine itiraz ettikleri nev'-i beşerin hilafete liyakatını melaikeye kabul ettirmek için izhar ettiği bir mu'cizedir. (Sırr-ı Hilafet-i İnsaniye) İşarat-ül İ'caz - 206
Aşık çoban'ın hikâyesine dair ...
"Bütün birbirilerini sevenler evlenecek olsalar," dedi, Don Quijote, "anne babalar, evlâtlarını uygun kişilerle, zamanında evlendirme haklarını kaybetmiş olurlardı. Kocalarının seçimi kızlara bırakılsaydı, kimi babasının hizmetkârını, kimi sokaktan geçerken gördüğü, sefih kabadayının teki olsa da, cesur, matah sandığı adamı seçerdi. Aşk ve tutku, bir eş seçmek için son derece gerekli olan sağduyuyu kolayca köreltir. Eş seçiminde yanılmak büyük bir tehlikedir ve doğru seçimi yapabilmek için, büyük bir bilgeliğe ve Tanrı'nın yardımına ihtiyaç vardır. İnsan uzun bir yolculuk yapmak istediğinde, eğer ihtiyatlıysa, yola çıkmadan önce, güvenilir, barışsever bir yol arkadaşı arar kendisine. Madem öyle, ömrü boyunca, son durak olan ölüme kadar sürecek yolculukta, niye aynı şeyi yapmasın? Hele yol arkadaşı, karı-kocaya yakışır şekilde, yatakta, sofrada ve diğer her yerde kendisine eşlik edecekken. İnsan seçtiği eşini, satın aldığı bir mal gibi geri veremez, değiştiremez, takas edemez; çünkü evlilik, hayat boyu süren bir durumdur; öyle bir boyunduruktur ki, boyna geçirildiğinde Gordion düğümüne dönüşür ve ancak ölümün tırpanı biçince çözülür. Bu konuda daha çok şey söyleyebilirdim; ancak Basilio'nun hikâyesine ilişkin, sayın lisans talebesinin anlatacak başka bir şeyi olup olmadığını merak ediyorum."
Sayfa 561 - Yapı Kredi yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Cem Vardar
Bakalorya veya Don Quijote'nin dediği gibi lisans talebesi, buna şöyle cevap verdi: "Anlatabileceğim bir tek şey var: Güzel Quiteria'nın Zengin Camacho'yla evleneceğini öğrendiği andan itibaren, Basilio'nun güldüğünü, mantıklı bir söz söylediğini gören olmadı. Hep kederli, dalgın geziyor; kendi kendine konuşuyor; aklını oynattığı açıkça belli oluyor. Az yiyip az uyuyor; meyveden başka bir şey yemiyor; uyursa da, vahşi hayvanlar gibi kırlarda, sert toprağın üzerinde uyuyor. Arasıra gökyüzüne bakıyor, bazen de gözlerini yere dikip kendinden öyle geçiyor ki, giysileri rüzgârla kıpırdayan, giydirilmiş bir heykele benziyor. Kısacası, kalbinin tutkuyla yandığına dair öyle işaretler veriyor ki, kendisini tanıyan herkes, yarın Güzel Quiteria'nın evet'inin, onun ölüm fermanı olacağından korkuyor."
Aşık çobanın serüvenine dair talebelerin anlattıkları
"Saygıdeğer Şövalye, serüven peşinde koşanların âdeti olduğu üzere, belirli bir rotanız yoksa, lütfedip bizimle birlikte gelin; bugüne kadar La Mancha'da, hatta fersahlarca mesafede yapılmış düğünlerin en güzelini, en zenginini görmüş olursunuz." Don Quijote, bu kadar methettiğine göre, bir prens düğünü mü olduğunu sordu. "Hayır, değil," diye cevap verdi talebe; "bir çiftçiyle bir çiftçi kızının düğünü; oğlan bu yörenin en zengini, kız da insan gözünün görmüş olduğu en güzel kız. Düğün töreni çok değişik olacak; çünkü gelinin köyüne yakın bir çayırda kutlanacak. Gelinin adı Güzel Quiteria'dır, damadınki de Zengin Camacho; kız on sekiz yaşında, oğlan yirmi iki; tam birbirine göreler; gerçi herkesin sülâlesini ezbere bilen meraklılar, Güzel Quiteria'nın sülâlesinin Camacho'nunkinden daha soylu olduğunu söylüyorlar, ama artık buna önem verilmiyor; zenginlik birçok kusuru kapatabiliyor...
Sayfa 560 - Yapı Kredi yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Cem Vardar
Ama bence bu düğünü asıl unutulmaz kılacak olan, söylediğim, daha söylemeden geçtiğim birçok şey değil, küskün Basilio'nun yaptıkları olacak. Bu Basilio, Quiteria'nın köyünden bir çobandır. Evi, Quiteria'ların evine bitişiktir; aşk da bunu fırsat bilip Pyramus'la Thisbe'nin unutulmuş sevdalarını tekrar canlandırdı. Basilio daha küçücük yaşında, Quiteria'ya âşık oldu; Quiteria da onun hislerine, binlerce masum lütufla karşılık verdi; o kadar ki, iki çocuğun, Basilio'yla Quiteria'nın aşkları, köyde eğlence konusu oldu. Çocuklar büyüdü; Quiteria'nın babası, Basilio'ya eskisi gibi eve girip çıkmayı yasaklamaya karar verdi. Sürekli korku ve şüphe içinde yaşamamak için de, kızını varlıklı Camacho'yla evlendirmeye tasarladı.."