Uzun bir aradan sonra son derece zevk alarak okuduğum bir kitap incelemesiyle karşınızdayım.
Öncelikle zevk alarak okudum evet ama bu kitabın akıp gittiği, sürükleyici olduğu anlamına gelmesin. Gerek yazılma tarzı gerek benim baharla gevşeyen gönül yaylarım sebebiyle kitabı bitirmem biraz uzun sürdü. Evet, kitap çok sevdiğim yazarlardan Barış Bıçakçı, özellikle geçtiğimiz yaz karşıma çokça çıkan fakat henüz okuma fırsatı bulamadığım Ayhan Geçgin ve adını ilk defa duyduğum Behçet Çelik isimli yazarlarımızın tutarsız başlıklardaki yazışmalarını tartışmalarını ve yer yer atışmalarını içeriyor. Sanırım fikir Barış Bıçakçı’dan çıkıyor fakat yazışmaların ilerleyen zamanlarında kendisi tam bir whatsapp gruplarındaki ben gibi davranıyor. Adamların sayfalarca yazdığı şeylere kısa kısa cevaplar verip geçiyor. Sonlara doğru onu bile yapmıyor artık.
Ortalama bir yıl boyunca süren yazışmalar tarih olarak Eylül 2014 ve Eylül 2015 aralığında gerçekleşiyor. Tarihsel açıdan bakıldığında dönemin önemli olaylarını da ele alan yazarlar daha çok okumak, yazmak, dil, sözcükler gibi konuları irdeliyorlar. Bunu yaparken harika alıntılar kullanıp harika çıkarımlar yapıyor, kendi yazdıklarını da bir bakıma tekrar gözden geçiriyorlar.
Yazarlarımıza birer okur olarak bakmak, yazarlığa dair şeyler görmek, okuduklarınızda yeni okunacaklar keşfetmek veya tatlı bir sohbet okumlamak istiyorsanız bu kitabı edinin ve iiyyyyiiice bir okuyun.