''Aynasız sarhoş olduğumu düşündü.'' Kendi kendine gülümsedi ve düşüncelere daldı. ''Galiba öyleyim,'' diye ekledi, ''ama bir kadının yüzüne bakıp da kendimden geçeceğimi düşünmezdim.''
''Şu kısacık anın tadını çıkarın,'' diye ekledi, ''hayatın tek bir nefesi bile bize geri verilmeyecek ve böylesi bir anda aşkını yaşamasına izin verilen herkes onun tadını çıkarmalı.''
“Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Çok yorgunum.”
İnsan öyle karmaşık bir varlıktır ki kendine cenneti de yaşatır cehennemi de. Yüceden yüceyiz ve de bayağıdan bayağı. Bunun manasını tam kavrayabilseydik, Şeytan'ı dışarıda değil, kendi içimizde arardık. Bize lazım olan kendimizi didik didik tahlil etmek. Hatayı başkalarında bulmak değil..
Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.