"Sonunda bize yol gösteren şey; evde her zaman oturduğumuz koltuğun aşina yumuşaklığı, gözü kapalı çevirebildigimiz banyo musluğu ve başımızın yastıkta bıraktığı iz oluyordu."
" Taşra kılıklı kayıtsız insanlardan bir araya gelmiş bu akıntıya kapılıp istem dışı sürüklenmek başta hoşuma gitse de yabancı insanların arasında dalgalanmaya,onların kesik kesik kahkahalarına,bana bakan şaşkın,yabancı ya da sırıtarak saldıran gözlerine,farkında olmadan beni ileriye doğru iten dokunuşlara,bu binlerce küçük kaynaktan yayılan ışığa ve yeri durmaksızın eşeleyen binlerce adıma bir süre sonra katlanamadım."