Batılı bakış açısına göre, araçlar amaca dönüşmüştür. Çünkü bilim ve teknik hiç de çevreyle uyumlu değildir; bunlar artık insanın hizmetinde de değillerdir. Tam aksine, insan ve çevresi, bilim ve tekniklerin başına buyruk ve kırıp döken gelişimine tâbi kılınmıştır.
Zamanın en büyük tehlikesi bence ‘sınanmamışlığın kibri’. Öyle bir kibir ki belki de kibirlerin en kötüsü… Zannediyoruz ki henüz sınanmadığımız şey, hiçbir zaman başımıza gelmeyecek. Atıp tutuyoruz kibirle. Bana karşı bu kibirle yaklaşıldığında, dünyam yıkılıyor. Karşımdakinden bir anda buz gibi soğuyorum. İnsan ilişkilerim azalıyor. Yalnızlaşıyorum. Yalnızlaştıkça da kendimle mücadele etmeye başlıyorum. Ve ne yazık ki bu kibir artık hayatımızda oldukça büyük bir yer edinmeye başladı… Kimse kimseyi anlamadan, empati yapmadan, büyük bir bencillikle yaşamaya devam ediyor hayatını. En kötüsü de, bu hiçbirinin umrunda değil…
Bir öğretmenin ardından yazmak nasıl da zormuş bir öğretmen olarak.
Hele ki bir öğrencisinin elinden toprağa düşmüş bir öğretmenin ardından yazmak, insanın kelimelerine bile utanç elbisesi