Sadece Allah’tan başka ilâh yok denilmekle de kalınmaz, O’nun dışında başka bir gerçekliğin yokluğu da vurgulanır:
Onun hak olduğu meydana çıkıncaya kadar varlığımızın belgelerini onlara hem dış dünyada hem de kendi içlerinde gösterecegiz.Fussilet, 41/53
Peygamber Hz. Muhammed, yeni bir din kurduğu iddiasında bulunmadı, yalnızca Allah’ın vahyinin ışığında insanları o ilk saf imana, Hz. İbrahim’in dinine yönlendirdiğini belirtti.
İslam, aşkınlığın ve toplumun çok önemli iki boyutunu barındıran birbirinden ayrılmaz o ilahi ve beşeri bir dünya inşa etme projesini, bilimlere ve sanatlara, her insana ve her topluma yükleyen Allah, dünya ve insan görüşüdür. 
Bugün İslam’a neler borçlu olduğumuzu bilmek, kesinlikle tarihçinin uzmanlık alanı, meraklının hobisi veya hayalperestin zevki meselesi değil aksine mutlu bir geleceğin kurulması için çırpınan, çabalayan ve fikirler üreten herkesin görevidir.