Soluk Mavi Nokta

Soluk Mavi Nokta
@Solukmaviinokta
“Masanın örtüsü mavi basma, Üstünde yalansız, güleryüzlü, cesur kitaplarımız durur.”
Yok edilemeyen bir vicdanın metaforu : Dorian Gray’in portresi
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 14:27
Dorian Gray’in Portresi, benim için güzellik ve hazdan çok, vicdandan kaçmanın mümkün olup olmadığını sorgulayan bir roman. Hikâye ilerledikçe portre, yalnızca bir sanat eseri değil; Dorian’ın görmezden gelmek istediği ahlaki yükün sessiz bir tanığına dönüşüyor. Dorian, portresindeki değişimi vicdanının ve eylemlerinin sonucu olarak gördükçe, ondan kurtulma arzusu daha da güçlenir. Portre çirkinleştikçe, onunla yüzleşmekten kaçmak ister; bu nedenle onu görmeyeceği bir yere göndererek vicdanını yok saymayı dener. Ancak her defasında Lord Henry’nin haz merkezli düşünce dünyası, Dorian’ı yeniden sorumluluktan uzak bir yaşama çeker. Vicdan bastırılır, ertelenir; fakat hiçbir zaman ortadan kalkmaz. Dorian Gray’in yaptığı kötülükleri portreye yüklemesi, vicdan ve onun getirdiği sorumluluktan kaçma isteğinden doğar. Yaptığı her eylemin izini kendi benliğinde değil portrede görmesi, suçla kurduğu ilişkiyi nesneleştirmesine olanak tanır. Böylece Dorian, yaşayacağı vicdani yükten duygusal olarak uzaklaşmaya çalışır; tüm çirkinliği portreye aktarması da bu kaçışın en somut biçimidir. Bu yönüyle roman, bireyin sorumluluğu dışsallaştırarak kendini aklama çabasını ele alır ve bu yönüyle Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan kitabında görülen ahlaki kaçışla benzer bir zeminde buluşur. Dorian Gray’in Portresi, karakterlerin ruhsal derinliklerine inmeyi amaçlayan bir roman olmaktan çok, karakterleri düşünsel temsil olarak ele alan bir anlatıdır. Wilde, bireysel psikolojiden ziyade ahlak, estetik ve sorumluluk kavramları etrafında kurulan bir fikir çatışmasını merkeze alır. Dorian “kötü” bir hayat yaşamış olsa da içindeki iyiyi tamamen kaybetmek istemez. İyi yaşamaya çalıştığı anlardan sonra portredeki yüzün değişimini merak etmesi, vicdanın bütünüyle susturulamadığını gösterir. Bu
İnceleme
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zeka gösterisine oynayan süslü alıntılar kitabı
6/10
·64 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 17:41
Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar özel olarak Oscar Wilde’ın yazdığı bir eser değil daha çok yazarın 80’li yıllarda yazdığı oyun, roman,deneme ve mektuplardan toplanmış aforizma olarak derlenmiştir. Kitapta geçen aforizmaların %80 i için bile Dorian Gray'in Portresi kitabından bire bir alıntı diyebiliriz.Buna örnek olarak; “Kahkaha bir arkadaşlık için hiç de kötü bir başlangıç olmadığı gibi olabilecek en iyi sondur.” aforizması verilebilir. Bu açıdan bu kitabın yazılmasına gerçekten gerek var mıydı demeden edemiyorum. Buna bir diğer eleştirim, düşünce ve cümleler her iki kitapta tamamen aynı olmasına rağmen Dorian Gray'in Portresi’nde okurken ne kadar sevdiysem bu kitabı o kadar sevemedim. Belki de bazı düşünceler bir olay örgüsü ile temellendirildiğinde akla yatkın, biraz da keyifli gelse de, aforizma gibi keskin cümlelerde kulağa sığ ve saçma bir keskinlikte gelebilir. Oscar Wilde’ın düşünceleri çoğunlukla mantıksız gelse de ironi ve üstü kapalı eleştiri olarak düşünüldüğünde aslında gayet güzel. Fakat bazen yazarın gerçek düşünceleri olduğunu düşünmemek elde değil. Eleştiri bir tarafa bırakıldığında mizahi olarak okuması keyifliydi diyebilirim. Kitaptan beğendiğim bir alıntıyla bitiriyorum. “İnsanı mantıklı bir hayvan olarak tanımlayan kimdi merak ediyorum. Gelmiş geçmiş en yersiz tanım bu. İnsan pek çok şey olabilir ama mantıklı değildir.”
İnceleme
Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda ParıldarOscar Wilde · Can Yayınları · 20247,1bin okunma
Hayatımızda ölümün yok edemeyeceği bir anlam var mı?
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2025 01:18
Uzun zamandır bu kadar altını çizdiğim bir kitap okumamıştım. Tolstoy’un inanış ve düşüncelerindeki evrimi anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.Kitabın adı ‘İtiraflarım’ olsa da daha çok arayışın ve içsel bunalımın haykırışını içermektedir. Bu kitap din, yaratıcı ve var oluşu irdelediğinden 1880 yılında yasaklanmıştır. Ortodoks bir ailede bu inançla büyütülen Tolstoy on sekiz yaşına geldiğinde dini öğretilerin tamamen saçmalık olduğunu düşünerek inancını kaybedişini şu sözlerle ifade etmiş: “Üzerinde durmuş olduğum şeyin çökmüş olduğunu ayaklarımın altında hiçbir şey olmadığını hissediyordum. Üzerine hayatını kurduğum o şey artık yoktu.” Sonrasında derin bir arayışa girmiş, cevabı bilimde aramıştı. Fakat bilimin yetersiz olduğunu düşünmüş. “Bilimin ‘niçin yaşıyorum?’ sorusuna cevabı ‘sonsuz uzayda ve sonsuz zamanda sonsuz derecede küçük parçacıklar,sonsuz bir karmaşıklık içerisinde biçin değiştirirler ve siz bu dönüşümlerin yasasını anladığınızda, yeryüzünde niçin var olduğunuzu anlamış olacaksınız.’” Bilimin verdiği cevaplar hayata dair bir cevap sunmuyordu. Bu yüzden soyut bilime yönelerek cevap bulmaya çalışmış fakat sorulan soruların cevabı değil tekrar sorunun kendisini elde ettiğini düşünerek anlam arayışının sonucunda hayatın herhangi bir anlamının olmadığına karar vermiş. Bu durum neredeyse intihara sürüklemiş Tolstoy’u.Ruh halini şu şekilde anlatmış: “Hayatım durma noktasına gelmişti. Soluk alabiliyor, yiyip içebiliyor, uyuyabiliyordum. Bunlar zaten elimde olan bir şey değildi. Ama yaşamıyordum. Sanki yaşayacağım kadar yaşamış yürüyeceğim kadar yol yürümüştüm de uçurumun kenarına gelmiştim. Rahatsızlık öyle bir raddeye gelmişti ki yaşayacak gücü kendimde bulamıyordum. Hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum
İnceleme
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
“Yıldızların yerde olabileceğine inanıyorduk.”
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2025 21:41
Aylar sonra ilk defa inceleme yazmanın mutluluğunu ‘Deli Tarla’ ile yaşıyorum. Tabii ki 2025 yılının ilk incelemesi olacak bu. Umarım okuduğum her kitaba yazabilirim bu sene :) Deli Tarla kısa kısa öykülerden oluşan keyifli, sade ve akıcı bir kitap. Genel olarak gündelik ve basit bir dille yazılmış. Özellikle kitap okumakta güçlük çektiğiniz bir dönemde iseniz kolaylığı açısından tavsiye ederim. Deli saçması olay akışıyla birkaç cümleden sonra anlatıcının kendisinden dinliyormuş gibi içine alıyor okuyucuyu. Sait Faik ödülüne layık görülen bu kitabın kapağında “Yeniden gülmeyi başarabilen insanların muamması.” yazar. Her öykünün kahramanı bu cümleyi doğrular nitelikte. Mutlu, mutsuz, deli, akıllı, dertli, gamsız, köylü kentli aradığınız herkesi bulabilecek, tanıdık hissedeceksiniz bu öykülerde. Karakterler yaşamlarının içinde pek umut vadetmeseler de, hikayelerin sonunda ters köşe yapmayı başarıyorlar. İlk hikayesinde hüzünlenip, birçok hikayesine gülerken sadece son hikaye fazla duygusal vıcık vıcık geldi bana. Okunmaya değer yine de. Son olarak en beğendiğim alıntıyla bitiriyorum. “Nefret ediyordu kendisinden ve insanlardan. Konuşup bu nefreti kusmaktan korkuyordu. Hepsi bu. Hiçbir şeyin değişmeyeceğini bildiği bir hayatın içine düşmüş olmayı çoktan kabullenmişti.” Keyifli okumalar.
İnceleme
Deli TarlaŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20258,6bin okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2024 75. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2024 20:04
Çatalhöyük kazılarıyla başlayan bu kitap, Kutsal Meryem ile son buluyor. Yedi bölümden oluşuyor. Sade ve akıcı fakat çok detaylı bir anlatıma sahip değil. En azından Anadolu’daki kutsal yerler, dinler ve tanrıçalar hakkında genel bir bilgin olsun diyorsanız bu kitap yeterli olacaktır. Reşit Ergener , bir yandan ekonomi dalında lisans ve lisanüstü eğitimini Oxford ve Yale Üniversitelerinde tamamlarken bir yandan yazın ve tarih konularıyla da ilgilenmiş, “Çatalhöyük Dostları” derneğini kurarak, üzerine araştırmalar yapmıştır. Anadolunun Kültürel Kökleri kitabında din, tarih, mitoloji gibi birçok alanda bilgiler vermektedir. Bu alanlarda yoğun bilgi akışı olmasına rağmen oldukça akıcı ve ilgi çekici nitelikte yazılmıştır. Kitabı okudukça aslında tarih din ve mitolojinin birbirini nasıl etkilediğine şahit olacaksınız. Kitabın neredeyse her sayfasından uzun uzun altını çizdiğim yerler oldu. Kesinlikle tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Anadolunun Kültürel KökleriReşit Ergener · Maya Kitap · 202285 okunma