Soner BÜLBÜL

Soner BÜLBÜL
@SonerBulbull
Adana
17 Mayıs 2004
20 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Herkesin ölümü kendine…
5/10
·38 syf.··
2024 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2024 14:40
Kitabın yazılış amacı ve anlatım biçimi: Herkes için ölümün var olduğunu zengin, fakir, köylü, hatta burjuva olsan bile yalnız öleceğini. Arkandan yapılan cenazenin formalite olduğunu cenazeye katılanların sadece çok kısa bir süre sana üzülmelerinin ardından seninle ölmeyişlerini yaşamaya devam etmelerini natüralizim akımının penceresinden aktarmak. Birbirinden bağımsız beş hikayeden oluşan eserde ilk hikayemizde zengin kontun ölümü konu alınmış. II. hikaye de varlıklı bir o kadar da varyemez bir kadının üç oğlunun annelerini ne kadar sevseler de kendilerine kalacak para için ölümünü bekleyişlerini konu alır III. hikaye beni en çok etkileyen oldu. Genç yaşta evlenen iki fakir genç çok çalışıp azımsanmayacak varlık sahibi oluyorlar. Gelecek için çok güzel hayaller kuruyorlar fakat unuttukları bir şey oda bugünleri. Para kazanma hırsıyla nasıl hayatlarının, hayallerinin yarım kaldığını anlatılmakta. IV. Hikaye çok fakir aile profili çizilmiş. O kadar acıdır ki parasızlığın ölümü bile normalleştirdiğini görüyoruz. Son hikayemiz diğerlerinden farklı olarak pozitif bir ortam oluşturulmuş. Kırsal hayatın toprakla yakınlığı göz önünde bulunduran yazar saf güzel bir aile ile mutlu ölümü konu almış. Hikayeler 5-6 sayfadan oluşması hikayelerin tamamıyla benliğinize almanızı engelleyecektir. Bunu mazur görürseniz kitabın; natüralizim akımının öncülerinden sayılan Emile Zola'nın elinden başarılı betimlemelere sahip olduğunu. Farklı hayatlara(ölümlere) bakış atmanızı sağladığını hatta kendinize; "Ölümüm hangisine daha yakın olur acaba? " cümlesini kurmanızı sağlayacaktır.
Edebiyat
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202424,3bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kadını baştan yaratma öyküsü
7/10
·72 syf.··
2024 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 11:03
Mitolojide var olan, kadını baştan yaratma öyküsünün baştan yorumlanması diyebiliriz. Herkesin anlayacağı şekilde söylemek gerekirse Pinokyo öyküsüne benzer cansız bir varlığın(heykel) hayat bulması konu alıyor. Öykümüz görünürde kısa olmasına rağmen sizi düşündüreceğinizden şüpheniz olmasın. Yaratıcının ne kadar doyumsuz olabileceği, yaratılanın; hiçbir zaman kusursuz olmadığı, itaatsizliğin kaçınılmazlığından bahsediliyor. Kitapta erkeğin zevki ve kadının boyun eğmesi gibi temalar ele alınıyor. Sapkın, hastalıklı düşünceleri olan bir erkek modeli çizilmiş. Bu düşünceleri üzerinde uygulayacağı " en mükemmel" kadını yaratmıştır. Kitapta adından hiç bahsedilmeyen erkek modelimiz Galateia’yı sürekli gözlem altında tutar ve sadece cinsel dürtüleri tedavi etmede kullanır. Kadının tamamen nesneleştirir ve seks aletinden başka bir anlam yüklemeyen hastalıklı koca. O kadar ileri gider ki Galateia’ya uyguladığı şiddetin göstergesi olan vücut yaraları, morlukları için “Sen tuvallerin nadidesisin, aşkım” yorumunu yapar. İçeriği hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyorum. Bu kadar bilginin Merakınızı uyandıracağı düşünerekten çok kısa bir öykü olmasına rağmen kadını ve kadın olmanın zorluğu, insan yaratıcı vasfıyla ne kadar kötüleşebileceğini anlayabileceğimiz güzel bir eser olmuş.
Edebiyat
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
Aşk-ı Memnu (günümüz Türkçesi: Yasak Aşk)
8/10
·392 syf.··
2024 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2024 00:30
Halit Ziya Aşk-ı Memnu’da anlattığı olayların tamamıyla hayal ürünü olduğunu bildirtir. Yalnız kahramanları yaratırken gözlemlerinden yararlanmıştır. Romanın yazıldığı dönemin (İlk olarak 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edildikten sonra 1901'de kitap olarak yayımlanmıştır.) yansıtmıştır.İstanbul’un çeşitli semtlerinde Melih Bey takımını andıran aileler bulunduğuna değinir. Behlûn’ün de birkaç tanıdığı gençten harmanlanmış bir genç olduğunu söyler. Halit Ziya’nın çaba gerektiren zor ama zarif kendine özgü bir üslubu vardır. Hemen gözünüz korkmasın benim okuduğum “İş Bankası Kültür Yayınları (Türk Edebiyatı Klasikleri – 28)” basımında günümüz Türkçesine anlaşılır ve eski süslü dilin ruhunu gayet başarılı aktarılmıştır. Örnek vermek gerekirse: -Minimini Nihal’in mektubu artık kaybolmaz. Behlûl dünyanın içinde, dünya göklerinin içinde kaybolabilir; mektup yine buradan kaybolmaz. (s.338) Örnek üzerinden bir başka, yine yazımla alakalı okurken dikkatinizi çekecek bir husus daha var ki benim nadiren paragraftan kopmama, tekrar baştan okumama neden olmuştu. Örnekte de görüldüğü üzere mektubun kaybolmayacağını bildirmek için, iki cümle kurulmuş bu en kısa şekli bazı durumlarda betimlemeler o kadar uzun, uç örnekler le yapılmış ki hayal etmekte zorlandığım çokça kısım oldu. Romanımız bize o dönem içinde ilgi gören, benzer roman örnekleri (Hüseyin Rahmi'nin Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür ,Mehmet Rauf'un Eylül Eylül ) olan “yasak aşk” başlığı altında sunulmuş. Halit Ziya’nın ahlakçı bir tutum takınmadan, evlilik denen resmi kurumun içinde yaşananları açık bir dille ifade etmiş. Evlilikte çiftleri yasak aşka iten nedenleri ortaya koymuş. Her karakterin bakış açısıyla yazması sayesinde yer yer yasak ilişkiye methiyeler düzmek derecesine gelmiştir (s.175-s181 arası en bariz
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma