KARA

KARA
@SongulKARA
KKÜ HUKUK
22 Kasım
65 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
10/10
·632 syf.··
2021 20. kitabı
Kitap ruhsal betimlemeleriyle mükemmel. Karakterlerin şaibeli fakat sonradan her şeyin yoluna konulduğu ilişkileri bütün çıplaklığı ile gözler önüne serilmiş. Tembellik kavramına hayatta amacı
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
-SPOİLER İÇERİR- Ruth, hepimiz Ruth'u Martin'in ölümünden sorumlu tutuyoruz. Öyle değil mi? Ya da en azından martinin intiharında payının olduğunu söyleyip kolayca yargılıyoruz onu değil mi? Ruth
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
Kapıların dışında evet gerçekten de kapıların dışında kalmış bir adam Beckmann. Ve bu Beckmannlardan bir dolu var. Savaşa marşlarla gönderilip geldiğinde sığınacak bir yerleri olmayan bu adamlardan... Backmann, savaştan sağ kurtulup tam evine, her şeyine kavuşacağını düşünürken bir anda hiçbir şeyinin kalmadığı ile yüzleşir. Karısı onu aldatmıştır, ailesi ölmüştür; iş vermek istemeyen bir direktör, "sorumluluğunu"ondan almayan bir binbaşı.. karşısında duran bir dolu engel vardır. Beckmann'ın yerinde olmak istemezdim. Elinden ölenlere karşı hiçbir sey gelmeyen adamı allaha benzetmesi, geğirip duran cenaze servisi müdürünü ölüme benzetmesi ve cok yediği için böyle olduğunu söylemesi vesaire benzetmeleri okurken hayrete düşürdü beni ve bir o kadar da zevk verdi. "Öteki" karakteri de bir o kadar etkileyici. Öteki adam bir nevi polyanna görevi görür, Beckmann'ı intihar düşüncesinden vazgeçirmeye çalışır. Ona sürekli caddeye çıkmasını, orada ışık bulabileceğini söyleyerek ya da başka fikirler ortaya atarak yaşamına devam etmesi için umut vermek ile uğraşır ama nafile. Ben bile Öteki'nin bu sözlerinin gerçek olmadığını düşünüp umutsuzluğa düştüm çünkü Beckmann gerçekten de kapıların dışındaydı. Yazarın 26 yaşında ölmesine rağmen böylesine bir kalıcı eser bırakabilmesi; bazen kalıcı olabilmek için edebi birikimin değil, yaşanmışlıkların etkili olduğunu gösteriyor ki kendisi de ikinci dünya savaşına katılıp geri dönebilen bir yazardır.
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
Singer'in kişiliğini tam çözemedim açıkçası. Bazen sosyal olabilmek için atağa geçen bir karakter bazen de yanında senelerce büyüttüğü üvey bile olsa kızını yanında istemeyen birisi. İçinde sevgi duygusu barındırdığından şüpheliyim. Belki de sevdiği kendisidir, yalnızlığıdır, yalnız başına gerçekleştirdiği rutinleridir. Singer'a aniden gelen bir utanma duygusu anlatılmış kitabın başında. Bu utanma çok önceden yaşadığı aslında önemsiz olması gereken fakat Singer için önem arz eden bir olayla ilgili. Okurken hepimize oluyordur heralde bu tür şeyler diye düşündüm. Küçük olayları, utanmaları vesaire abartıp kendimizi olduğumuzdan farklıymışız gibi düşünebiliyoruz. Singer'in yaşamının çoğunluğunu oluşturan süreç, boşanma aşamasındaki eşinin ölmesi ve eşinin kendisinden olmayan çocuğuna üvey babalığını devam ettirmek istemesi ile başlıyor. Aslında pek istediği söylemez fakat işte zaten boşanacağından utandığı için midir nedir istiyormuş gibi yapıyor. Kitabı bitirdiğimde kendimle ilgili bazı düşüncelere daldim. Singer'inki gibi bir arkadaşım var, baya yakınız ama rol yapıyorum sanırım. Yani Singer'in da bitmiş bir arkadaşlığı beş sene boyunca bitmemiş olarak göstermesi gibi. Ben de bittiğini bile kabullenmiyorum bazen. Hatta böyle bir şey yazdığımı daha sonra okursam hayır doğru değil diyebilirim. Hepimiz bazen Singer gibi davranabiliyoruz sanırım...
T. SingerDag Solstad · Jaguar Kitap · 2021397 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2021 14. kitabı
Kitaplardan, filmlerden biraz olsun herkesin bildiği yahudi soykırımının bir aileyi nasıl yıktığı anlatılmış. Yahudiler, kitapta fare olarak resmedilmiş. Sanırım bu Almanların onları fare olarak görmesinden ötürü idi. Fakat Almanlar da kedi (ya da domuz, çizimi ikisine de benzettim) olarak tasvir edilmiş. İkisi arasında bir ilişki olduğu kesin. Bu soykırım, baş kahramanın bütün hayatına yansıyor. Her ne kadar "hayatta kalabilmiş" olsa da durum pek öyle değil. Gördüğü zulümler neticesinde bir ekmek kırıntısının bile değerini asla küçümsemiyor, parası olsa bile harcamamak için direniyor. Kimse onu bunun için eleştiremez. Kitaptaki en vurucu nokta bence şuydu: başrolün siyahi bir otostopçuyu arabalarına aldıklarında, otostopçunun bir şeyler çalacağından şüphelenek sürekli kontrol etmesiydi. Sırf yahudi kimliğinden dolayı başına türlü türlü şeyler gelen, ölümden zar zor kurtulan birisi; başkasını kimliği ile yargılıyor. Aklım almıyor bunu. Empati kurabilmesi en yüksek kişi o iken gidip adamı ten rengi ile yargılıyor. Ayrıca kitabın başında Artie'nin arkadaşlarının onu beklememesi üzerine Artie'nin de hayıflanmasi ile babası tarafından söylenen: "Onları bir hafta boyunca aç, susuz bir odada kapa da işte o zaman bak bakalım, arkadaş neymiş!" cümlesi arkadaşlık kavramını epey sorgulatıyor...
MausArt Spiegelman · İletişim Yayınevi · 2019900 okunma