Zeynep

Zeynep
Karaya aşık bir deniz kızı
Tebriz’deki bir sokak çoçuğunun umutları
Puan vermedi·176 syf.··
2023 4. kitabı
Savaşın içinde olan Tebriz’li bir sokak çocuğunun yuvasız ve sevgisiz büyümesi. Kırmızı bir balığa aşık olup farkında olmadan kendisini balıkla özdeşleştirmesi.
Edebiyat
Dünyayı Sırtında Taşıyan BalıkÖzgür Balpınar · Timaş Yayınları · 20201,316 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·226 syf.··
2021 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 10:39
Bir gün gelecek, karşınıza bir insan çıkacak, olmadık bir anda, olmadık bir zamanda. Yüzüne bakacaksınız, onun yüzünde, hep kaçtığınız gerçeklelerinizi, halı altına süpürdüğünüz özlemlerinizi göreceksiniz. Pişmanlıklarınızı, kaybettiklerinizi, boşa geçen ömrünüzü sorgulayacaksınız. Nasıl bir hayat yaşamış olursanız olun, o yüzde sizde hep eksik olan, hiçbir zaman sahip olmadığınız bir şeyler göreceksiniz. O vakit anlayacaksınız, bir nefes gibi, hoyrat bir biçimde heba ettiğiniz hayatı. Gurbet Kuşu adı üstünde gurbetçi birinin İngiltere'deki hayat mücadelesini, oldukça sade, yalın ve samimi bir dille anlatan bir kitap. Kahramanımızın diliyle anlatılan kitapta, her zaman düzenli bir hayat istiyormuş gibi yaşayan fakat tam düzenli bir yaşam kurarken o hayattan kaçıp tekrar macera arayan birinin tatlı öyküsü. Almak isteyene çeşitli mesajlar da veriyor. Keyifli vakit geçirmek için tatlı bir kitap arıyorsanız tam size göre... İyi okumalar...
Gurbet KuşuAngutyus · Okuyan Us Yayınları · 2013120 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 19:52
16. yy Fransa'sında doğan Montaigne, zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Dolayısıyla hayat üzerine düşünecek çok zamanı olmuş. Kitabın içinde uzun karmaşık hikayeler yok. Masanın üstünde veya kitaplığınızda dururken kitabın ortasından herhangi bir sayfayı açıp bir bölümü okuyabiliyorsunuz. Kitabın içinde derin anlamlar yüklenen basit cümleler var. Eserini insanlığa değil, kendine mesajlar verdiğini söylesede altan alta insanlığa mesaj vermeye çalışmış. Bizim bugün kavuşmaya çalıştığımız serbest düşünceye, o dört yüzyıl önce ulaşmış, hatta kitabın başında Montaigne insanda iman bırakmamış, okuyanı sistemli bir düşünceye gitmekten alıkoymuş yazılır. Kendisini tanımayı o kadar çok istemişki uyurken kendini rüya görür halde yakalamak için uşaklarına onu gece aniden uyandırmalarını tembih eder. İnsanın gelgitli hallerini çok iyi anlatmış, bugün aklına geliyor yazamadığı bir şeyin yarın kesinlikle değişeceğini söyler. Düşünmeyi öğrenmenin, düşünmekten daha çok çaba gerektirdiğini dile getirmiş. Başarısızlıklarımızın kadere yeterince güvenmemekten ve elimizde olmayan bir gücü kendi davranışımıza bağlamaktan geldiğini, herkesin kendisi için bir ders olduğunu, yaşamanın başlı başına şeref olduğunu, aşkın güzellik yoluyla çoğalma arzusunu, ahireti, talihi, iyilik ve kötülüğü çok derin anlatmıştır. Hayatın kendiliğinden iyi veya kötü olmadığını, ona iyiliği ve kötülüğü bizim kattıpımızı dile getirir. Toptancı yargıların çürük ve tehlikeli olduğunu söyler. Bir kapının açık olup olmadığını anlamak için onun yanına gitmemiz gerektiğinden bahsedip amaçsız gezen bir ruhun hayatı boşa geçireceğini dile getirir. Bu ve bunun gibi çeşitli öğretilerle okuyucuya cümlesini tekrar okutan bir kitaptan en iyi şekilde faydalanıp öğretilerini gerçek anlamda hayatımda
Edebiyat
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202165,8bin okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 08:47
Çocukluğumda bir hayal kurduğum zaman hemen etrafımdaki insanlar o hayalin ne olduğunu önemsemeden, ona hiçbir zaman ulaşamayacağımı söylerlerdi.(Belki kendilerince umut etmemem için bana iyilik yaptığını düşünüyorlardı. Çünkü onlarada hayallerin gerçekleşmeyeceği öğretilmişti.)Bir zaman sonra hayallerimi kimseye söylememeye başladım, kendime bile... Gençken Portekiz öğretmenliğini yapan, Paulo Freire bir gün öğretmek ve öğrenmenin kendisini büyülediğini farketti. Karısı Erza ile tanıştıktan sonra pedagojiye yöneldi. Pedagojik fikirlerini geliştirmeye çalışırken, Kuzeydoğu Brezilya'nın dramatik sosyal gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kaldı. İnsanların okuyup yazamamasını, haksızlık olarak görüyor, kendileri için karar vermekten, oy kullanmaktan ve birçok yönden kısıtlamaları onu çok rahatsız ettiği için, hayatını ezilen olarak tanımladığı kişilere adayan eğitimci bir yazar. Okuma yazma bilmeyenlere, bir öğretim yöntemi geliştirerek onları özgür insanlar haline getirip katkıda bulunuyor. Özgürlüğün insanın yetkinleşme arayışında, olmazsa olmaz bir koşul olduğu, özgürlüğün birileri tarafından armağan gibi sunulmasına şiddetle karşı çıkmıştır. Özgürlük adı altında oluşturulan her kural belirleyiş, bir insanın başka bir insana başka bir şey olmadığını ileri sürer. Gerçek ezilmenin üstüne kurulan 'ezilme bilinci' insana hayat boyu rahatsızlık verdiğini, hatta etrafındaki insanlara hastalık gibi bulaştırdığını söyler. Düşünmenin eylemin temeli olduğunu, bu yüzden düşünmenin ezenler adı verdiği toplumcu grubun hoşuna gitmeyeceğini dile getirir. Ezenler için insani varlığın sadece kendileri olduğunu, öteki insanları 'şeyler' diye tanımlatır. Ezilen kısmın insanlaşması yıkıcılık anlamına gelir, bu nedenle sürekli denetlenmeleri gerektiği ve denetimlerin derecesi
Ezilenlerin PedagojisiPaulo Freire · Ayrıntı Yayınları · 20181,534 okunma
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2021 20:29
Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından Jack London'un okuduğum ikinci kitabı. Hala Martin Eden'in etkisinden çıkamamışken başka bir kitabını okumakla iyi mi ettim kötü mü bilemiyorum, lakin Beyaz Diş'i okurken Jack London'un canlı betimlemeleri beni benden aldı. Kitabın içinde kendimi daha hissedebilmek için çoğu zaman yüksek sesle okudum. Jack London' un çoğu eserlerinin ana teması olan, yaşam mücadelesi eserlerinde farklı şekillerde kendine yer bulurken bu kitapta köpek kanına sahip bir kurdun kuzey topraklarındaki mücadelesini anlatıyor. Bir canlının hayata nasıl tutunduğu, insan veya hayvanın bilinmeyen karşısında büyük bir korkuya kapıldığını, kendini yepyeni bir dünyada kaşif olarak bulduğunda, aslında o bilinmeyen korkusunun varoluşumuzu anlamlandırmak ve ona değer katmak için gerekli olduğunu anlıyoruz. Vahşi ve çetin bir doğadan gelen Beyaz Diş'in sevgisiz insanlarla zaman geçirmesi, Weedan Scot ile tanıştıktan sonra sevgiyi öğrenmesi, insanlar arasındaki zıtlığı anlamaya çalışması ve onları tanrısallaştırması Beyaz Diş' in gözünden anlatılmış. Kitapta herkes kendisine göre yorumlar çıkarsada, aslında insan ya da hayvanların ne kadar vahşi olursa olsun, sevgiye muhtaç olduğu çok iyi anlatılmış. Nitekim biz insanlar belki vahşi bir doğada dünyaya gelmiyor olsak bile sevgisizlik bize her şeyi yaptırabiliyor. İnsanlar sevgiyi bulabilmek için yanlış tercihler veya yanlış seçimler yapabiliyor. Ve bunların neticesinde tıpkı Beyaz Diş'in insanları tanrısallaştırması gibi biz de etrafımızdaki insanları tanrı vasıfları yükleyip onlara bağlanabiliyoruz. Sözün özü sevgi çoğu şeyi iyileştirebilir, yeter ki buna gönlümüz olsun. İyi okumalar.
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,8bin okunma