, insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi. Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu.
Belki de insanlar hakikaten böyle deliriyordur. Bir şeyi kafaya takıp onunla zihninin içine küçük bir delik açıyor, sonra kurcalaya kurcalaya o deliği bütün bir aklı yutacak kadar büyütüyordur.
Rahat bıraktığımızda doğa nasıl da güzel bakıyor başının çaresine. Biz hiç elimizi sürmeden, ne büyük işler başarıyor tek başına. Pai'ye gitmek üzere bindiğim minibüste bunu düşünüyorum.
Modern toplum, yalıtılmış bireylerin bir toplamından başka bir şey değildi. Dünyanın büyük bir kısmı doğallığını devam ettirse de üzerine evler inşa edildikçe her şey bir anda bölük pörçük hâle geliyordu.
Evlerin içindeki insanlar da öyleydi. Daisuke bunu, medeniyetin insanları yalnızlaştırması olarak yorumladı.