Sorel

Almanya, sen yok musun sen Hanenden yükselen konuşmaları duyunca, gülesi geliyor insanın. Ama yüzünü gören, hemen bıçağına sarılıyor. BERTOLT BRECHT
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Sorel

, bir kitabı okumaya başladı
Hannah Arendt
8.1/10 · 991 okunma
Evrim teorisinin diğerkam ahlakımızı açıklayamaması, ilahi kökenli olması gerektiğini düşündükleri insan doğasının son umudu olarak ahlaka tutunan teist evrim teorisi karşıtlarının, uzun zaman konuşmayı en sevdiği konulardan biri oldu. Evrim teorisi, özellikle en uygun olanın hayatta kalmasına indirgendiğinde, herkesin her zaman kendi çıkarının peşinde olması gerektiğini öngörüyor gibiydi. İyi de komşular birbirine yardım etmez mi, çocuklarımız için kendimizi feda etmez miyiz? Dostluk, topluluk, dayanışma yok mu? Komşumuzu sevemez miyiz? Tanrıtanımaz bir bakış açısından ise ahlakımız büyük bir hata, bir muamma, ateistlerin açıklayamamakla beraber aşikar bir olgu kabul ettiği bilimsel bir anormallik gibi görünür. Dindarlar arasında hala rağbet gören, diğerkamlığın ve bencil olmamanın kökeninin evrimsel olamayacağı tezinin kesin olarak çürütülmüş bir mit olduğunu artık biliyoruz.
Halbuki en uygun olanlar basitçe en yüksek üreme başarısı gösterenlerdir. Uygunluk kavramı yan-döngüsel ve totolojiktir: Kimler üstün gelir? En uygun olanlar. En uygun olanlar kimlerdir? Üstün gelenler. Hayatta kalıp yavru ürettikleri sürece, en uygun olanların kimliği, büyük ya da küçük, güçlü ya da zayıf, zeki ya da aptal olmaları evrim bakımından önemsizdir.
Kişisel Geliş(im)
Kişisel gelişim, kapitalizmin Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalıdır. Tüm cüceler prensese sahip olmak ister, ancak prenses yalnızca zengin prensini bekler. Böylece cüceler, farkında olmadan prensese hizmet eden kölelere dönüşür. Hikâye, prenses için ucuz işgücü üretmenin bir alegorisine evrilir. Prensese ulaşmak için “prens” gibi uzun ve zengin olmanız gerekir. Buradaki “uzunluk” metaforu; güç, statü ve para anlamına gelir. Cüceler ise bu sembolizmi kavramadan, umutla ve sevinçle prensese hizmet etmeye devam eder. Modern köleliğin hikâyesi tam olarak budur.