Ne ekerseniz onu biçersiniz! Ne pişirirseniz onu yersiniz! Eğer gençliğin ruhunu, ekilmeyen bir tarla gibi kendi hâline bırakırsanız, orada ısırgan ve diken yetişir.
Anne babaların, çocuklarının aklını ve kalbini güzel şeyler ekmeden bırakması, akla ve vicdana aykırıdır. Hatta böyle bir ihmal ahlâksızlıktır, cinayettir. Çocukların eğitilip eğitilmemesi yalnız anne babayla ilgili bir konu değildir. Aynı zamanda toplumu ve devleti de önemle ilgilendiren bir konudur.
İstediğiniz kadar kusursuz anayasalar yapın, seçim hususunda halka istediğiniz kadar hak tanıyın. Eğer çocuklarınız olması gerektiği gibi yetişmezse, hayata bir hiç olarak atılırsa, parlamentolar ve bütün hukuk düzeni yerli yerinde olsa da sosyal hayat yine sorunlarla dolacaktır. Bu kuşaktan gelen memurlar vurdumduymaz, bakanlar ise siyasi cambaz olur. Milletvekilleri çıkar peşinde koşar. Okullar, yeni neslin kafasını ve kalbini kurutan, kavuran yerler hâline gelir. Basın, sokaklarda kendini satışa çıkaran allı pullu kadınlara döner. Aç veya tok halk kitleleri, kendilerine yabancı olan bir şeye ve kimselere karşı nefret ve kıskançlık duyguları beslemeye başlar.