Subutay

Subutay
@SubutayErlik
4 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Subutay

, bir kitabı okumaya başladı
J. R. R. Tolkien
9.4/10 · 6,5bin okunma
Reklam
Güney Kore'nin 1950'lerdeki kalkınma stratejisi ithal ikamecilikti, yani tüketim ve yatırım mallarını dışarıdan ithal etmek yerine muadillerini yurt içinde üretmeye öncelik veriliyordu.
Sayfa 37 - Metropolis Yayınları·Kitabı okudu
16 Mayıs 1961 günü Seul sokaklarında insanlar kavşak ve köprüleri kapatan askeri araçları şaşkınlıkla izlerken, hükümet binaları ve basın-yayın kuruluşları asker kaynıyordu. Olup bitenlere komuta eden kişi, yanında ağır silahlarla donanmış paraşütçü birliği, üzerindeki haki mont ve gözünde güneş gözlüğüyle kameralar karşısına çıkan sert çehreli bir generaldi. Öngörülü fakat pragmatik, Japon yanlısı fakat milliyetçi, elini kana bulamış fakat ulus inşa etmiş bu adamın büyük planları vardı. Kore'ye gelmiş geçmiş en kalıcı miraslardan birini bırakan bu kişi, Park Chung-hee idi. 1917 yılında köylü bir ailede doğan Park, daha doğmadan şansı arkasına almıştı: Annesi hamileliğini sonlandırmaya çalışmış, fakat başarılı olamamıştı. 1.65 boyundaki bu adam bitmek tükenmek bilmez bir enerjiyle doluydu. Kısa bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra gönüllü olarak Japon ordusuna katıldı, Mançukuo Harp Okulu ile seçkin Tokyo Harp Okulu'nu bitirdi, sonra da pek çok sömürge subayı gibi Kore Cumhuriyeti Ordusu'na katıldı. Diğer sağduyulu Koreliler gibi o da sola göz kırpıyordu: 1948'de ordu içindeki komünist bir hücrenin lideri olduğu suçlamasıyla şaibeli bir şekilde hapse atıldı. Şansı bir kez daha yüzüne güldü ve üstleri Başkan Rhee ile görüşerek infazını iptal ettirdi. (Bazı kaynaklarda yoldaşlarına ihanet ederek kurtulduğu iddia ediliyor.) Savaş sırasında tugay komutanlığına yükseldi, ardından ABD'deki Fort Sill kışlasında ağır silah ve lojistik eğitimi gördü. 1961 yılında Kore Cumhuriyeti Ordusu'nun harekât komutanı olmuştu.
Sayfa 31 - Metropolis Yayınları·Kitabı okudu
O dönem dikkatlice dayatılan siyasi istikrarın güzel bir örneği, samurayın yönetici şoguna ve kendi toprak sahiplerine karşı sorumluluklarından doğan, olası gerginlikleri gösteren kırk yedi ronin'in gerçek öyküsüne yansıdı. 1700'de, daha az feodal bir toprak sahibi olan Ako, şogun sarayının içinde daha yüksek sınıftan bir toprak sahibinden hakaret işitince kılıcını çekti ve düşmanını yaraladı. Saray sınırları dahilinde kılıç çekmek ölüm cezasını gerektiren bir suç olduğu için, Edo yetkilileri daha alçak sınıfın toprak sahibine harakiri yapmasını emretti ve onun bölgesini sahiplendi. Onun sadık feodal askeri hizmetkârları (Ako-gishi) samuray konumlarını kaybettiler ve mülkleri ellerinden alındı. Bu ronin'lerden kırk yedisi, efendilerinin rezil olmasına neden olan daimyo'lardan intikam almaya yemin etti. Bu tür bir intikam eylemini tahmin eden polisin kuşkularını gidermek için bekleyişe geçtiler. Liderleri şüphe uyandırmamak için avare bir hayat sürer gibi yaptı. Sonunda, iki sene sonra bir kış gecesi ronin'ler Edo'da tekrar toplandılar ve toprak sahibinin eski düşmanının ve konutunda ikamet eden birçok askeri hizmetkârın kafasını keserek intikam aldılar. Adaleti ele geçiren ronin'ler şogun otoritesine meydan okudular, ama özverileri ve toprak sahibine olan bağlılıklarıyla kahraman oldular. Çapraz akımlara yakalanan bakufu bir sene boyuca bu davayı tartıştı ve sonunda ronin'lerin harakiri yapmalarına izin verdi. Bugün, ulusal bir tapınak hâline gelen bir Tokyo mabedinde, kırk yedi ronin yan yana gömülüdür.
Sayfa 111 - İnkılap Kitabevi·Kitabı okudu

Subutay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·688 syf.·
114 günde okudu
·
2026 2. kitabı
Frederick Starr
8.7/10 · 533 okunma
Reklam