Hasta değilim! Gerçekten de gencim, güçlü ve sağlıklıyım. Damarlarımdaki kan özgürce akıyor, kaslarım her istediğimi yerine getiriyor, uzun bir hayat için yaratılmış bedenim ve zihnim sağlıklı; evet, bütün bunlar doğru, yine de bir hastalığım, hem de insanların kendi elleriyle bulaştırdıkları ölümcül bir hastalığım var.
Sanki daha önce hiç ayrılmadık seninle ve ilk kez gidiyorsun benden. Ve ben aynı kalp ağrısıyla ikinci kez yüzleşiyorum, ne acı... Aradan geçen zamana rağmen hala ilk günün verdiği acıyla incitebildiğine göre beni, sana hala aşığım. Hala seviyorum seni, hala kurtulmuş değilim.
Ve hala kıskanıyorum...
Beni en çok anlatamamak yordu. Herkes bu kadar konuşurken kime, ne anlatabilirdim zaten? Herkes birbirinden gitgide uzaklaşırken, kimin yanına sokulup huzur bulabilirdim?
Bu sorulara en son “sen” diye cevap vermiştim.
Ben, yine bilememiştim...