Sude

Sude
@Sudeden
Biraz bulut saklamıştım geçen sonbahardan Mehtabın yaldızladığı bir deniz kenarı Koyduğum yeri unutmuşum Fakat görebilseydiniz N’olur çabuk gelin manzara dağılmadan Fazla uzun sürmez hayallerimin ayarı Size bu akşamı hazırladım Ayıp mı oldu dersiniz
Reklam
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Sayfa 41
Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum. Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar, senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum. Sende bir şey var, öyle bir șey ki hiçbirinde rastlamıyorum... Öyle bir șey ki işte bütün endişelerim senin yanında yok oluyor. Ruhuma bir şifa, bir huzur geliyor!
Sayfa 4
Dayanılmaz hakikat şuydu: kendimi, gördüğüm ve birlikte yaşadığım bütün insanlardan kopuk hissediyordum. Sadece derin olmayan bir benzerlik, hem belirsiz hem uzak hem de yakın bir benzerlik bizi birleştiriyordu.
Sayfa 62
Yorganımın, mermer dişlerini kaydırıp kilitleyen ve beni diri diri gömen menteşeli bir mezar taşı olmasından korkuyordum. Sesimi kaybedeceğimden ve ne kadar bağırırsam bağırayım kimsenin imdadıma gelemeyeceğinden korkuyordum.
Sayfa 88
Reklam