... ve inanç hakikat değildir. O hakikat hakkında bir teoridir... Kör bir adamın ışığın var olduğuna inanmaya başlaması gibi ya da aç bir adamın yemek yapma üzerine kitap okuması gibi, bu şekilde, fakat o her zaman aç kalır. O, açlığı yatıştırmanın bir yolu değildir.
On mayıstı bugün ve tabii ki benim doğum günümdü. Ömer hatırlamama bile fırsat vermemişti ve o tok sesi ile öyle güzel şiir okurdu ki ayaklarınız yerden kesilirdi. Yine öyle oldu. " İyi ki doğdun nazende sevdiğim... Sana bir ömür şiir okusam beni dinler misin? "
...benliğinin hiçbir parçasıyla beni tanımadığını, hayatından benim hayatıma, isterse bir örümcek ağı kadar incecik olsun, hiçbir hatıranın uzanmadığını gösteren o uyanış, gerçekliğin uçurumuna ilk yuvarlanıştı...