Kendimizi bulduğumuzda, zaman zaman kendimizi kaybetmeyi de bilmeliyiz; ki kendimizi tekrar bulabilelim, ama düşünür olmak şartıyla. Zira düşünür için sürekli bir kişiye bağlı kalmak dezavantajdır.
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen gözyaşlarından daha yürek sızlatıcıdır.