ays

ays
@Supangle
Burası benim krallığım.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

ays

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.··
82 günde okudu
·
2024 41. kitabı
Emil Michel Cioran
8.6/10 · 2.100 okunma
Psikolog olabilmek için, mutlu­luğu anlayabilecek kadar mutsuzluğu tanımış olmak, bar­bara dönüşebilecek kadar incelikli olmak gerekir; insanın çölde mi yoksa alevlerin içinde mi yaşadığım anlayamaya­cağı kadar derin bir umutsuzluk gerekir.
Neden insanlar kesinlikle bir şey gerçekleştirmeye can atıyorlar? Serinkanlı bir dinginlik içinde, şu göğün altında hiç kımıldamadan dursalar çok daha iyi etmezler mi? Yapılması gereken ne var ki? Bunca çaba, bunca hırs niye? İnsan sessizlik duygusunu yitirdi. Bilinç yaşamsal bir ye­tersizliğin meyvesi olsa da, her bireyde uyumsuzluğa yol açmaz; hatta kimilerinde yaşamsal eğilimlerin kızışmasını sağlar. İnsan artık şimdide yaşayamadığı için, kendisini bu­naltan, köleleştiren gereksinim dışı şeyleri biriktirir; gelecek duygusu onun için bir felaket olmuştur. Bilincin insanları iki büyük gruba ayırdığı süreç çok tuhaftır. İnsanın neden gerek enerji gerekse denge merkezini bulamayacak kadar tutarlılıktan uzak olduğunu açıklar bu süreç. Bilincin içselleştirmeye, işkenceye, trajediye yönelttiği kişiler de, bir şeyler edinip onlan ellerinde tutma arzusunun sınırsız ya­yılmacılığına savurduğu kişiler de farklı şekillerde mutsuz, dengesizdirler. Bilinç, hayvanı insan insanı da iblis yapmış, ama daha kimseyi Tanrı’ya dönüştürmemiştir; her ne kadar dünya bir Tann’yı çarmıha göndermekle övünse de.
Herkes aynı yanlışı yapıyor: Yaşamayı bekliyorlar, çünkü her anın yürekliliği yok onlarda. Neden her an yeterince tut­kulu, yeterince ateşli olup anı sonsuzluğa dönüştürmüyor insan? Hepimiz yaşamayı ancak bekleyecek hiçbir şeyimiz kalmadığında öğreniyoruz; beklediğimiz sürece hiçbir şey öğrenemeyiz çünkü somut ve canlı bir şimdide değil, uzak ve donuk bir gelecekte yaşıyoruz. Oysa anın bize dolaysız olarak aşıladığı şeyler dışında hiçbir şey beklemememiz ge­rekiyor, zaman bilinci olmaksızın beklemeliyiz. Doğrudanlığın dışında kurtuluş olanaksız. Çünkü insan doğrudanlığı yitirmiş bir varlıktır. Bu yüzden, dolaylı bir hayvandır.
Alıntı