Otuz yılı aşkın bir süredir Fransızca konuşuyorum, yirmi yıldır Fransızca yazıyorum ve bu dili hâlâ bilmiyorum. Hatasız konuşamıyorum, sık sık başvurduğum sözlüklerin yardımıyla yazabiliyorum ancak.
İşte bu nedenle, Fransızcaya da düşman dil diyorum. Bunun başka bir nedeni daha var, çok daha beter bir nedeni: Bu dil yavaş yavaş anadilimi öldürüyor.
Yazma isteği sonraları gelecek, beni çocukluğuma bağlayan gümüş iplik koptuğunda, kötü günler geldiğinde ve hatta, ‘Onları sevmiyorum,’ diyeceğim yıllar kendini gösterdiğinde.